Paris Gezi Rehberi

Moda, sanat, şehir, romantizm; Paris
Eyfel kulesinde romantik bir gün batımı izlemek, sanatın tarihini solumak ve Seine Nehri kıyısında sakin bir yürüyüş... Işığın parladığı şehir Paris düşlediğiniz gibi... Tüm ayrıntılarıyla Paris gezisi;


Paris, Avrupanın önde gelen iş, kültür ve turizm merkezi. Dünyada turizm sıralamasında 1.sırada... (bkz: Vikipedia). Paris; moda, sanat, büyük anıtlar, şehir ve romantizm ile anılır.

Paris deyince ilk akla gelen ise Eyfel Kulesidir. Eyfel Kulesi öyle ikonik bir yapıdır ki neredeyse tüm dergi kapaklarında yurt dışı figürü koymak isteyen herkes bir Eyfel Kulesi koyar. Sonra Louvre Müzesi... Sanatla ilgisi olmayanların bile bildiği dünyanın en büyük sanat müzelerinden biridir. Ama Paris’in en güzel tarafı sokaklarında kaybolmak, Seine nehri kıyısında romantik bir yürüyüş ve akşamları Eyfel Kulesinin altında sevgilinizle uzanmaktır. Ne yaparsanız yapın Paris muhtemelen gezdiğiniz en güzel yerlerden biri olacak ve bu ziyaretinizi hiç unutmayacaksınız.

Paris'e Kara Yoluyla Giriş


Fransa'nın Tarihi

Eyfel Kulesinden Seine Nehri Manzarası

Fransa, Avrupa Birliği adlı siyasi ve ekonomik örgütlenmenin kurucu üyelerinden biridir ve birlik üyesi ülkeler içinde yüz ölçümü en büyük olanıdır. Bunun yanında Birleşmiş Milletler'in de kurucu üyelerinden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konsey'inin beş daimi üyesinden biridir.

Fransa adı, “Frankların yurdu” anlamına gelen Francia sözcüğüne dayanır. Fransa’yı Cermen boylarından Franklar’ın kurduğu söylenir. Ve ilk Hristiyanlığı kabul edenlerdendir. Bizdeki Malazgirt Zaferi ne ise Fransızlar’da da Verdun antlaşması odur. 843 yılında yapılan antlaşmayla Kel Karl batı kısmı alarak şu anki Fransa’yı oluşturdu. 1000 sene öncesine kadar monarşi ile yönetiliyordu ta ki Fransız devrimine kadar.

Bizdeki Kanuni Sultan Süleyman ne ise, Fransızlarda da 14.Louis odur. En uzun tahtta kalan kraldır (72 yıl). Nam-ı diğer Güneş Kralıdır. Kendini soylu kesimden soyutlamak için babasının bir av köşkü olarak inşa ettirdiği Versay’ı genişleterek Fransa krallığının yönetildiği bir saray haline getirmiştir. Karısı Kraliçe Maria Theresa’dir. Şu ünlü “Ekmek yoksa pasta yesinler!” diyen kraliçe. Mozart henüz 16 yaşındayken sarayda konserler vermiş ve hatta Maria Theresa’nın kızlarından birine aşık olup imparatoriçenin kalbini kazanmıştır. Ocak 1793'te Fransız ihtilali esnasında 14.Louis "Vatan Hainliği" suçlaması ile Concorde meydanında giyotinle idam edilmiştir


Fransız ihtilali sonrasında 5 kez cumhuriyet kurulur. 18. ve 19.yy’lar önemli buluşların yapıldığı dönemlerdir. Van Gogh, Picasso gibi ünlü isimler Fransızların bu yükseliş akımına kapılıp öne çıkan isimlerdir.

Fransa yaklaşık 66 milyon nüfusa sahiptir. Avrupanın en güçlü ülkelerinden biridir. Dünyada ise ekonomik faaliyetlerde ilk 10’a girmektedir. Bunun nedeni 18. ve 19. yüzyıllar arasında, Fransa dönemin en büyük sömürge imparatorluklarından birini kurmuştur. Amerika’dan sonra sömürgede İngiltere ve Fransa gelir. Dünya topraklarının %8.5 gibi bir kısmını sömürge olarak elinde bulundurur. Bunun bir sonucu olarak şu an Paris Afrikalı işsiz zencilerle dolu bir şehir olmuştur.

Bugünkü Paris’de çok önemli işler yapan birisi de Baron Haussmann. 25.000’e yakın binayı yıkıp şu anki Paris’in St.German, Zafer Takı, Lafayette mağazalarının bulunduğu yerleri inşa etmiştir. Fakat sonunda rüşvetle suçlanmıştır. Paris dışına yerleşen III.Napolyon, şehri teslim almak için geldiğinde şoke olmuş. Baron Haussmann'ı karşısına almış: "Neden bu yollar bu kadar geniş? Neden bu binalar bu kadar kısa?" diye çıkışmıştır. Kendisinden son derece emin olan başkan Haussmann ise tarihe geçen şu cevabı vermiştir: “Gün gelecek insanlar bu şehirde araçlarını park edecek yer bulamayacak. Şimdi "geniş" dediğiniz bu yollar yıllar sonra minnet olarak geri dönecek...” Paris’de şu an araç park edecek yer bulmak imkansızdır. Ve şimdi Haussmann'in ileri görüşlülüğüne şapka çıkarırlar.


Paris Genel Bilgiler

Eiffel Altındaki Çimler (Champ De Mars)

Paris, Fransanın başkentidir. Nüfusu 11 milyondur. Paris'te ikamet edenlere "Parisien" diye hitap edilir. Sen Nehri'nin üzerine kurulmuştur. Avrupadaki önemli başkentler hep nehir kenarlarına kurulmuştur; Viyana, Prag, Budapeşte, Londra. MÖ 3.yy’da Parisi kabilesi Seine nehri kıyısına yerleşmiş ve bu sayede “Ile de Cite” (eski şehir) kurulmuştur.

Saat olarak Türkiye’den 1 saat geridir. Para birimi Euro. Paris pahalı bir şehir olmasına rağmen alışveriş yapmak isterseniz aklınızda bulunsun. Paris’de 175€ üstü alışveriş yaparsanız %19.6 vergi indirimi hakkınız var. Bu parayı havalanında alabiliyorsunuz.

Paris'te Fiyatlar


✓ Pahalı olmayan bir restoranda yemek: 10€ - 20€
✓ 
McDonald’s Big Mac: 4€
Süpermarkette küçük su: 1€
Şanzelizede küçük su: 5€
Yerli bira: 5€
1lt benzin : 1.5€
✓ 
Hostel gecelik: 60€-80€
4 yıldızlı otel gecelik: 150€-200€
Araba kiralama günlük: 100€
   

Restoranlarda yediğiniz yemeklere servis ücreti dahildir. Çok mükemmel bir yemek değilse ekstra bahşiş bırakmanıza gerek yoktur.



Elektrik Prizi


Elektrik prizleri normal Türkiye’de kullandığımız prizlerdendir. (230Volt – 50Hz AC)



Dil


Konuşulan dil Fransızcadır. Fransızlar bir yabancıyla hiç bir zaman İngilizce konuşmayı yeğlemezler. Israrla İngilizce sorsanız bile Fransızca cevap alırsınız. Fransızlar hala Fransızca’nın bir gün dünyanın kabul gören yaygın dili olacağını düşünüyorlar. Dünyada Türkçe dili 220 milyon kişi tarafından konuşuluyorken, 116 milyon insanın konuştuğu Fransızlar bu konuda bizden çok hassaslar. Bu konuyu da ayrı irdelemek gerekiyor.



Cep Telefonu

 

Cep telefonu konusunda eğer 1 haftadan fazla kalmayacaksanız Türk telefonunuzu kullanabilirsiniz. Onun dışında Fransızların 4 operatörü var bunlardan bir tanesini satın almanızda fayda var. Fransa’nın telefon kodu +33...



WiFi Internet

 

WiFi internet bağlantısı şehirde 400 noktada ücretsiz sunuluyor. Paris’deki tüm ücretsiz WiFi noktalarına nasıl ulaşacağınızı ve ücretsiz interneti nasıl kullanacağınızı burayı tıklayarak okuyabilirsiniz. Gideceğiniz cafelerde ve otellerde de muhtemelen internet olacaktır.


Eiffel Jump adını verdiğim foto

Fransa Resmi Tatil Günleri

 

1 Ocak (yeni yıl)
22 Mart – 25 Nisan (Paskalya Yortusu)
1 Mayıs (İşçi bayramı)
8 Mayıs (Kurtuluş günü)
Paskalyadan 39 gün sonra (Dini bayram – Miraç)
Paskalyadan 49 gün sonra (Hamsin Yortusu)
14 Haziran (Ulusal Bayram)
15 Ağustos (Meryem’in Göğe Kabülü)
1 Kasım (Azizler günü)
11 Kasım (1918 Mütarekesi)
25 Aralık (Noel yortusu)



Açılış Kapanış Saatleri

 

Mağazalar saat 9 da açılır akşam 7'de kapanır. Pazar kapalı olurlar (merkezi turistik yerler hariç). Süpermarketler genelde akşam 8-9’a kadar açıktır fakat pazar kapalıdır. Resmi daireler ise sabah 9 akşam 6 çalışır. Metro da son seferini gece 12’de yapıyor. Müzelere gelince resmi tatillerde kapalıdır. Onun dışında saat 9-10’da açılır akşam 5-6’da kapanırlar. Genelde Pazartesi ve Salı günleri temizlik ve bakım için kapalıdırlar. Ayrıca müzeler her hafta 1 gün geç saatte kapanış yapar. Bunu gideceğiniz müzenin sayfasından bakabilirsiniz.


Paris Visite (Paris'in İstanbul Kartı) 

 

Paris toplu taşıma hatları, şehri 1’den 5’e kadar bölgelere ayırır. Bu bölgeler şehir merkezi 1 olmak üzere 5 en dış semtlerdir. Bilet alırken Paris’in hangi semtlerini gezeceğinizi planlayıp almanız gerekiyor. Yoksa elinizdeki bilet sadece şehir merkezinde geçerli olup şehir dışındaki hatlarda geçmeyebilir. Örneğin Versay Sarayına gitmek için Zone 1-5 olan biletlerden almalısınız. Aşağıdaki fiyatlar sınırsız toplu ulaşım kullanım hakkı veren tip biletlerdir. Yani Zone 1-3’den 1 günlük yetişkin bileti aldığınızda tüm gün Paris’in şehir merkezinde metro ve otobüse binebilirsiniz. Bilet satın almak ve detaylı bilgi için şuradaki siteyi ziyaret edebilirsiniz.

Zone 1-3 (sadece şehir merkezi)

1 günlük Yetişkin: 12,00 € / Çocuk (4-11 yaş): 6,00 €
2 günlük Yetişkin: 19,40 € / Çocuk (4-11 yaş): 9,70 €
3 günlük Yetişkin: 26,50 € / Çocuk (4-11 yaş): 13,30 €
5 günlük Yetişkin: 38,20 € / Çocuk (4-11 yaş): 19,00 €

Zone 1-5 (şehir merkezi ve diğer kenar ilçeler)     

  1 günlük / Yetişkin: 25,15 € / Çocuk: 12,55 €
  2 günlük / Yetişkin: 38,20 € / Çocuk (4-11 yaş): 19,10 €
3 günlük / Yetişkin: 53,55 € / Çocuk (4-11 yaş): 26,75 €
5 günlük / Yetişkin: 65,50 € / Çocuk (4-11 yaş): 32,75 €



Bu arada metro hatlarından bazılarında RER yazısını görebilirsiniz. RER banliyö tren demek. Genelde şehrin ghetto taraflarında bu hatlar var. Eski trenlerden oluşan köhne hatlar. Akşamları bu hatlar fazla güvenli olmuyor. Dikkatli olmak lazım.



Paris’in Hırsızları ve Dolandırıcıları

Paris, Avrupa'nın en medeni şehirlerinden biri olarak bilinir. Doğrudur da... Nitekim Paris’i güvenlik açısından değerlendirirsek pek de iyi bir karnesinin olduğu söylenemez. Fransızlar bir zamanlar bir çok Afrika ülkesini sömürdüler. Buralardan Fransa’ya köleler getirdiler. Şimdi ise o kölelerin akrabaları Paris’deler. Aç, susuz ve beş parasız... Peki ne yapabilirler? Hırsızlık, kapkaç, dolandırıcılık... Paris’in turistik yerleri güvenlidir. Gündüz ise bir çok yeri güvenlidir. Fakat geceleri aynı şeyi söylemeyeceğim. Gece metroya binecekseniz çok dikkatli olun. Sarhoşlar, uyuşturucu bağımlıları, serseriler metrolara dadanıyor. Özellikle banliyö hatlarında (RER olarak geçer) gece yolculuk yapmak ürkütücü... Ben saat 10 sularında RER hatlarından biriyle dönerken uyuşturucu bağımlısı bir kız vagonda camları yumrukluyor, bağırıyordu. Başka bir durakta şarapcılar banklarda üzerine battaniye çekmiş uyuyorlardı. Gündüz ise Romanyalılar, Gürcüler, Arnavutlar falan metronun en yoğun olduğu ve turistlerin uğrak yeri olan duraklarda köstebek gibi geziyorlar. Eğer sırt çantanız varsa merdivenden çıkarken içinden kameranızı alıyorlar. Veya omuz çantanızın ağzı açıksa sizi 5-6 roman kız durakta gözüne kestiriyor. Siz tam trene binerken hepsi birden sizi trene ittirerek itiş kakış yaratıp çantanızın içinden cüzdanı çıkarıyorlar. Yani sözün özü metrolar ve turistik yerler çok tehlikeli. Gözünüz açık olsun. 
Geceyi Metroda Geçiren Evsizler



Paris'de sadece hırsızlar yok dolandırıcılar çok... Örneğin Montmartre tepesine çıkarken bir sokaktan geçiyorsunuz. Sokak üç kağıtçı kaynıyor. Bildiğiniz bul karıyı al parayı oyunu oynatan dolandırıcılar. Çoğunun Romanyalı olduğunu düşünüyorum. Hep aynı tezgahla kandırıyorlar. 4-5 kişi oyun tezgahının önünde oynuyormuş gibi numara yapıyor. Bu kişilerin hepsi tezgah sahibinin oyun ortakları. Bir kişi de köşe başında polisi kontrol ediyor. Onlar oyuncuyken hep kazanıyorlar. Ama ne zaman siz oyuna geçersiniz hile başlıyor ve sizin paranızı kapıyorlar. Sonra da hızlı bir şekilde oradan toz oluyorlar. Bu oyun eskiden Türkiye'de de çok oynatılırdı. Berlin'de falan da denk geldim. Genelde Romanyalı veya Arnavutlar bu tarz işlerle uğraşıyorlar.


3 Kağıtçılar (Dolandırıcılar)



Paris'te paranızı cebinizde taşıyın. Metroya inerken sırt çantanızı önünüze alın. Hırsızlar o kadar pişkin ki yakalasanız bile gülerek geçip gidiyorlar. Ben Les Invalides’de resim çekiyordum. Turist görünümlü iki Pakistanlı (sırt çantaları, elinde boş su şişeleri ve boynuna uyduruk bir kamera asmış) arkamdan yaklaşıp çantamı açmaya çalıştılar. Tam o sırada eşim seslenince kaçtılar. Ben Paris’de olup biteni biliyor olmama rağmen beni bile soymaya çalışıyorlardı. Metro’da telefon elinizde gezmeyin. Elinizden alıp gidenler varmış. Paris’in kuzey tarafındaki varoş semtlerden uzak durun. En tehlikeli yerler oralar. Ayrıca  ATM makinelerinden para çekerken bazı hırsızlar sizi izliyorlar. Parayı cüzdanınıza koyduktan sonra cüzdanı hangi cebinize koyduğunuzu öğrenip sonra sizi kalabalık bir yerde sıkıştırıp cüzdanınızı çalıyor. Özetle korkutmak istemem ama Paris gezinizde lütfen hırsızlık konusunda gözünüzü dört açın.

Paris metrosundaki hırsız kızları izleyin : https://www.youtube.com/watch?v=t4Et8RRGyqY

Paris Metrosu


Paris’te Metro Sistemi

Metropolitan
Metro kelimesini lügatımıza sokanlar Fransızlardır. İlk yapılan metro hattı "Metropolitan" şirketinin yaptığı metro olduğu için bu seyahat aracına Metropolitan denmiş ve zaman içinde Metro olarak kısaltılmış.


Metro Paris’in bence yapı taşıdır. Gördüğüm en karışık metro sistemlerinden birine sahiptir. Çok eski bir metro hattı var. Şehrin her yerinden çıkış yapma imkanına sahipsiniz. Yolunuzu bulmakta ilk etapta zorlanabilirsiniz. Ama elinizde bir metro haritası kesin olsun. Hangi hattan hangi hatta geçiş yapabileceğinizi bu metro haritasından bakmanız gerekecek. Sanki bulmaca çözüyor gibi metro durağı bulacaksınız.


Toplu taşıma konusuna gelince; Paris, Londra’dan sonra en iyi taşıma hattına sahiptir. Metrosu çok eskiye dayanır ve neredeyse tüm Paris’i bir köstebek yolu gibi birbirine bağlar. Paris metrosu o kadar karışıktır ki Parisliler bile sık kullanmadıkları hatları tam bilmezler. Şehrin merkezi ve turistik yerlerdeki metro hatları cafcaflı olsalar da geri kalanı genelde eski trenler ve duraklardan oluşmakta. Fransızların tuvaletlerini eskiden sokaklara yapma alışkanlığı vardı. Devam ettiyorlar mı bilmem ama metroya indiğinizde rutubet ve çiş kokusundan burnunuzu tıkamanız gerekir. Metroyu doğru kullanabilmeniz için mutlaka elinizde bir metro haritası olsun. Yoksa kaybolabilirsiniz. Metro biletlerini istasyonlardaki otomatlara para atıp alabilirsiniz veya bazı istasyonlardaki görevlilerden temin edebilirsiniz.




Fransızların Temizliği; Parfüm Nasıl İcad Oldu?


Bildiğimiz anlamda ilk parfüm 14.yy'da Macar Kraliçesi Elisabeth Von Ungar’e ithafen yapılmış ve adına da Macar Suyu denmiştir. Parfümün en çok kullanıldığı ve günümüzde üretildiği yer ise Fransadır. Peki Fransızlar neden parfüm kullanma gereği duymuşlardır?

Fransızlarda banyo kültürü yoktu. Evde büyük bir fıçının içinde senede bir kaç kere yıkanırlardı. Yıkanırken de ilk önce evin en yaşlısı en son da bebekler, aynı suda yıkanırlarmış. Dolayısıyla çok kötü kokuyorlardı. Ayrıca tuvalet kültürü de yoktu. Ünlü Versay Sarayı yapıldığında sarayda tuvalet bile yapılmamış. Bunun amacı da asiller istediği zaman istediği yere tuvaletlerini yapabilirler mottosuymuş. Sarayın diğer çalışanları ise lazımlıklara yapıp camdan dışarı atarlarmış. Herkesin üstü başı leş kokarmış. Dolayısıyla parfümle kokuyu bastırmaya çalışma alışkanlığı başlamış. O dönemde ise Osmanlılar’da çok gelişmiş bir hamam kültürü ve tuvalet kültürü var. Dinimizde de olan temizlik imandandır sözü hanlarla birlikte hamamların neden yapıldığının ispatıdır.




Gelinler Neden Ellerinde Çiçek Taşır?


Yine bu adet de Fransızlardan gelmektedir. O dönem tuvaletini bulunduğu yere yapan, senede sadece mayıs ayında yıkanan Fransızlar, Haziran ayında evlenirlermiş ki hazır banyo yapınca kokmasın diye. Fakat gelinler yine de kokuyu bastıramazlar pis kokarlarmış. Koku duyulmasın diye ellerinde güzel kokulu çiçek tutarlarmış. Bu sayede etrafa kendi kötü kokuları yerine çiçek kokuları yayılırmış. Günümüzde bu geleneğin nedeni bilmeden hala devam ettiriyoruz.




Topuklu Ayakkabı Nereden Gelir?




Topuklu ayakkabıyı en çok kullanan millet Fransızlardır. O dönem herkes tuvaletini ortalık yere yaptığı için bayanlar ayaklarına pislik bulaşmasın diye topuklu ayakkabı icat edilmiştir. Sonraları ise bu ayakkabılar moda olmuş. Topuklu ayakkabıları o dönemde erkekler bile giyiyorlarmış. Fransa’nın en uzun krallığını yapmış 14.Louis bile topuklu giydiğini şu resimden de görebilirsiniz.




Veba Neden Hızla Yayıldı?




Fransızlar senede sadece bir kaç kez yıkanırlardı. Bu yıkanma seremonilerinde ise bir varilin içindeki suyla evdeki herkes sırayla yıkanırdı. Dolayısıyla hastalıklarda çok hızlı yayılmaya başladı. Veba salgını Osmanlı’ya kadar geldi. Şehrin bir çok yerinde veba heykelleri yapıldı.




Osmanlılar, Fransızlar Geldiğinde Ne Yaptı?



Fransızlar İstanbul’a yerleşmeye geldiklerinde Osmanlı ilk önce bu insanları Tarabya’ya sürdü. Çünkü ortalık yere tuvaletlerini yapma alışkanlıklarını hala sürdürüyorlardı. Sonraları da Taksim’e yerleştiler. Hatta bügün bile Fransız konsolosluğu taksimdedir.


Fransızca ile Türkçe'nin Ortak Kelimleri


Türkçe konuşurken veya yazarken kullandığımız sözcüklerin yaklaşık 5000 tanesinin Fransızca'dan dilimize girdiğini biliyor muydunuz? Bu da demek oluyor ki Türkçe konuşan herkes aslında biraz da Fransızca biliyor :)

Fransızca kökenli sözcüklere erişmek için tıklayınız

Cibinliği Fransızlar Neden İcat Etti?




Cibinlik biliyorsunuz, yatakların etrafına perde şeklinde çekilen tüldür. Bu tülü yapmalarının nedeni ise yine pisliktir. Pislikten etraf böcek ve farelerle doluyor. Ve uyurken tavandan, etraftan böcekler yatağa düşüyorlardı. Bu yüzden Fransızlar cibinliği icat ettiler ki uyurken haşerat ve kemiriciler yatağa gelmesinler diye...




Paris'e uygun uçak bileti nerden alınır?

Champ De Mars
Paris’e gitmek istiyorsanız mutlaka skyscanner.com sitesinden uçak araştırması yapın. Uygun biletleri ve ucuz günleri bu siteden aylık olarak görebilirsiniz.





































Paris'te Bedava Ne Yapılır?


Paris’te bazı müzeler bazı günler için ücretsizdir. Müzelerin sayfalarına bakarak hangi gün ücretsiz olduklarına bakabilirsiniz.

Notre Dame Katedrali, Paris’de gezilecek en meşhur yerlerden biridir ve ücretsizdir. Girişteki sırayı beklerseniz para vermeden içeriye girebilirsiniz.

Seine Nehri boyunca gezebilirsiniz.

Paris bit pazarını gezebilirsiniz.

Şehir parkları ücretsizdir.

Le Musee du Parfum, parfüm müzesini gezmek ücretsizdir.

La Fayette Galleries haftada bir moda gösterilerini izlemek ücretsizdir.

Musee Carnavalet, Paris’in tarihine adanmış bir müzedir, ücretsizdir.

Champs Elysees caddesinde gezebilirsiniz

Taillevent’de tadımlık bedava şaraplar her Cumartesi akşamı ücretsizdir.




Paris’te Ne Yapılmaz?


Kesinlikle taksiyle veya kiralık arabayla seyahat etmeyin. Başınıza dert almayın.

Turistik gezi yerlerinde turistlerin her gittiği yönden gitmeyin. Ters istikamete gidin ki kalabalıkla boğuşmayın.

Turistik meydanlarda yemek yemeyin. Bir kaç arka sokağına yürüyün emin olun çok daha ucuza kotaracaksınız.

Metroda sırt çantanız sırtınızda veya kol çantanız omzunuzda gezmeyin. Hırsızlar karınca gibi dolaşıyorlar. Cüzdanınızın çalındığını anlamayacaksınız bile.

 

Paris'te Nerede Kalınır?



Paris’de kalacak yer konusunda illa şu semtte kalın demeyeceğim. Kalacağınız yeri booking.com gibi sitelerden ayırt ettirirken tek dikkat etmeniz gereken şey Metro’ya olan yürüme mesafesi olsun. Metro’nun gitmediği yer yok. O yüzden bence merkezi yerlerdeki eski ve pahalı otellerde kalmaya gerek yok. Daha uygun fiyatlı fakat metroya yürüme mesafesinde olan otellere bakın. Bir de Zone-1, Zone-2 veya Zone-3 içinde bir yer bulun. Yoksa şehir merkezinden çok uzaklaşmış olursunuz ve metro biletleri de daha fazla olur.

 

Paris'te Nereler Gezilir?



Eyfel Kulesi

 

Paris’in sembolü olan ve şehrin hemen her noktasından görülebilen kule, 324 metre uzunluğunda ve 10.100 ton ağırlığındadır. Eyfel Kulesi 1887 – 1889 yılları arasında Gustave Eiffel tarafından dünya fuarı için inşa edilmiştir. 3 kattan oluşan yapının her katında inşa ile ilgili tarihi ve teknik bilgiye ulaşılabilir. Gustave Eiffel’in ofisi ise 3. katta bulunur.

Kule inşasından kısa bir süre sonra 1909 yılında neredeyse yıkılacaktı. Telgraf anteni olarak kullanılması nedeniyle yıkımından vazgeçildi. Kule üç kattan oluşmaktadır ve her katına çıkmak mümkündür. Asansör ya da merdivenle çıkılabilen Eyfel Kulesi eşiz Paris manzarasına sahiptir. Kuzey, batı ve doğu ayaklarından asansör ile, güney ayağından sadece ikinci kata kadar merdivenle çıkılabilir. Son kata çıkmak için ayrı bir asansöre binmek gerekmektedir ve burada da kuyruk oldukça uzun olabilir. Maalesef engelli ziyaretçiler ikinci kattan öteye güvenlik gerekçesiyle geçirilmemektedirler.

Eiffel Kulesinin En Tepesinden Aşağının Görüntüsü


Kule yapıldığı zaman tüm Paris kuleye karşı çıkmış. Bu kadar sanatsal bir şehrin böyle bir metal yığınına ihtiyaç olmadığını söyleyerek her platformda eleştirmişler. Gustave Eiffel  de fuar bitiminden sonra kaldıracağını söylemiş. Fakat turistler gelip resim çektirmeye başlayınca kule kalıcı hale gelmiş. Hatta bir gazeteci o kadar eleştiri yapıyormuş ki şöyle yazmış "Eiffel kulesini görmemek için yolumu değiştiriyorum." Daha sonra bu gazeteciyi bir gün Eiffel Kulesinin içindeki restoranda görüp sormuşlar. Hani siz bu kuleyi hiç beğenme miştiniz? Şimdi gelmiş burada yemek yiyorsunuz! Ardından gazeteci tarihe geçecek şu yanıtı vermiş. "Kuleyi görmemek için ne kadar yolumu da değiştirsem bu kuleyi görmemek imkansız. Ben içinde oturuyorum bu sayede görmekten kurtuluyorum."


Eiffel Kulesi Gece Çekimi
Avrupa’nın ve dünyanın en bilinen turistik noktalarından biri olan Eyfel Kulesi inşa edildiği zamanda dünyanın en uzun yapıtı olan Washington Anıtı’nı bile geçmiştir. 1889 yılında, 1789 Fransız Devrimi anısına açılan kulenin sadece sergi zamanı kalması planlanıyordu. Fakat günümüzde bile hala dimdik ayaktadır. Yapıldığı zamanda kimi mimar ve sanatçıların karşı çıktığı bir yapıydı. Bu dev yapının Paris’in sanat dolu yapısına uygun olmadığı söyleniyordu. Ama günümüzde hiç kimse şehri Eyfel Kulesi olmadan hayal edemez.

Paris’teki en çok ziyaret edilen ve fotoğraflanan nokta olan kule dünyada da en çok ziyaret edilen yerlerdendir. 2011 yılı verilerine göre ziyaretçi sayısı yaklaşık 7.1 milyon kişidir. 320 metre uzunluğu ile kulenin uzunluğu 81 katlı bir binaya eşittir.


Kulede yemek yiyip dinlenebileceğiniz bir restoran da vardır. Oraya kadar gitmişken oldukça değişik bir tecrübe olsa gerek burada yemek yemek. Tarih içerisinde burada yemek yiyen ünlüler arasında Jules Verne bile vardır.




Eyfel Kulesi Ziyaret Saatleri:
Yılın her günü açık olan kule, 17 Haziran – 28 Ağustos arasında 09.00 – 24.00, yılın kalan zamanında 09.30 – 23.30 saatleri arasında açıktır. Paskalya hafta sonu ve bahar tatillerinde gece yarısına kadar daha uzun saatler ziyaretçi kabul edilir. Eiffel gelirken çok erken saatlerde gelin ki burada çok zaman kaybetmeyin zira sıranın çok uzun olduğunu göreceksiniz.

Eiffel Zirve Bileti

Eiffel Kulesi Uzun Kuyruk




Eyfel Kulesi Ulaşım: Eyfel Kulesi’ne metro ile Bir Hakeim – RER: C: Champ de Mars durağından ya da otobüs ile 42, 69, 72, 82 veya 87 numaralı otobüsler ile ulaşabilirsiniz.

Gustave Eiffel

Gustave Eiffel ve Thomas Edison, Eyfel kulesinde sohbet ediyorlar


Tam adı Alexandre Gustave Eiffel... Meşhur Eyfel Kulesine ismini veren mühendis. 1832 yılında Dijon şehrinde doğmuş, 1923'de Paris'de ölmüştür. Mühendis, mimar ve metal uzmanıydı. Metalin bulunması ve üretiminin yaygınlaşmaya başladığı yıllarda e Fransa'nın sembolü olan Paris'deki Eyfel Kulesi'ni tasarlamış, Amerika Birleşik Devletleri'nin simgesi olan New York'taki Özgürlük Anıtı'nın armatürünü yapmıştır.

Tasarladığı köprüler dünyanın dört bir yanında inşa edildi. Bu köprüler daha rahat ve daha hızlı gezi ve ticareti sağladı. Eiffel'in birçok köprüsü uzman çalışanlar gerektirmiyordu, bu vesile ile de daha ucuza yapılabiliyordu.












Louvre Müzesi

Louvre Müzesi (avlu)

Fransa’nın en büyük müzesidir. Müzede orta çağdan 19. yüzyıla kadar eserler görülebilir. Bu müzede sanatın gelişimine bakarak antik çağdan günümüze sanatın değişim ve gelişimini takip edebilirsiniz.
Louvre Müzesi sekiz bölümden oluşur. Bölümlendirme işlemi 2008 yılında yapılmıştır. Bu bölümler şunlardır: Doğu Medeniyetleri Eserleri, İslami Sanat, Mısır Eserleri, Yunan, Etrüsk ve Roma Eserleri, modern dönem için resim, heykel, sanat araçları, 1848’e kadar olan yazı ve resimler. Bunlarla birlikte Louvre Müzesi’nin tarihini yansıtan bir kısım da vardır. 17. ve 18. yüzyıllara ait İtalyan ve İspanyol resimleri için de 21 yeni oda açılmıştır.
1793 yılında açılan Louvre Müzesi kesinlikle hedeflenen “evrensel” kavramını karşılıyor. Her yıl yaklaşık 6 milyon ziyaretçi buraya geliyor. 10 Ağustos 1793’de 537 resimle açılışı yapılan Louvre’da o günlerde genelde kiliseye ve soylulara ait şeyler sergilenmekteydi. Yapı sorunları nedeniyle müze 1796 – 1801 yılları arasında kapatılmıştır. Napolyon döneminde koleksiyon daha da zenginleştirilmiştir ve müzenin adı “Musee Napoleon” olarak değiştirilmiştir. Fakat Napolyon’un Waterloo’daki yenilgisinin ardından “Louvre” ismine dönülmüş, koleksiyondaki parçaların bazıları sahiplerine geri verilmiştir. Sonrasındaki yükseliş Louis XVIII ve Charles X ve İkinci Fransız İmparatorluğu dönemlerinde olmuştur. Şehrin batısında inşa edilen müze, şehir büyüse bile şehrin merkezi olma özelliğini korumuştur. Seine Nehrine yakın olan Louvre, 60.600 metre kareden fazla alan kaplar ve içerisinde 35.000e yakın sanat eseri bulunmaktadır.
Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olan Louvre 12. yüzyılda Philip II döneminde inşa edilen Louvre Palaca’da bulunmaktadır. Bu kalenin kalıntıları müzenin zemin katında görülebilir. Yapı, birkaç kez genişletilmiştir.

Louvre Müzesi (ünlü piramit)


Louvre Müzesi Bölümleri:
Louvre Müzesi binası üç ayrı kanattan oluşur: Sully, Richelieu ve Denon. Sully kısmı Louvre Müzesi’nin en eski kısmıdır. Burada görülebilecek en bilinen eserler Fransız resimleri, Jean Auguste Dominique çalışması bir Türk Banyosu tasviri, Mısır eserleri, “Venus of Milo” ismindeki Afrodit heykeli ve müzenin üstüne kurulduğu kalenin kalıntılarıdır. Richelieu bölümünde orta çağdan 19. yüzyıla resim çalışmaları, Philip Pot’un mezarı, Orta Doğu eserleri, Hammurabi Kodu buradadır. Son kanat olan Denon en kalabalık olan bölümdür. Burada Mona Lisa, Roma ve Etrüsk eserleri ve daha niceleri görülebilir.
Louvre Müzesi dünyaca ünlü sanat eserlerine ev sahipliği yapar. Bu eserlerin en ünlüleri “The Venüs of Milo”, “The Winged Victory of Samothrace” ve tabii ki “Mona Lisa”dır. Tüm müzede sizi Mona Lisa’ya yönlendiren işaretler görebilirsiniz. Leonardo da Vinci çalışması olan bu eşsiz sanat eseri koruma amaçlı cam içerisinde sergilenmektedir.
Müzeyi bir günde detaylı olarak gezmek imkansızdır. Vaktiniz kısıtlıysa gitmeden önce görmek istediğiniz kısım ya da eserleri belirleyip doğrudan onlara gitmeniz mantıklı olacaktır.
Louvre Piramidi (Louvre Pyramid)
Louvre Müzesine yapılan son ek kısım Louvre Piramidi’dir. Müzenin ana girişi olarak kullanılır. 1989 yılında Amerikan mimar I. M. Pei tarafından yapılmıştır. Camdan yapılan piramid güneş ışığının zemin kata ulaşmasını sağlamaktadır. İlk yapıldığında müzenin bütünlüğünü bozduğu ve sanatsal olmadığı söylenen Louvre Piramidi bugün tarihe dokuya zarar vermeden müzeye giriş sağladığı için hoş görülmektedir.
Louvre Müzesi Ziyaret Saat ve Ücretleri: Louvre Müzesi Pazartesi, Perşembe, Cumartesi ve Pazar günleri 09.00 – 18.00 arasında, Çarşamba – Cuma günleri 09.00 – 22.00 arasında açıkken Salı günleri kapalıdır. Giriş ücreti Louvre geçici sergiler hariç tüm kısımlar için 11 Euro, Napoleon Salonu’ndaki sergiler dahil 12 Eurodur.
Louvre Müzesi Ulaşım: Dünyaca ünlü bu müzeye metro ile Palais Royal Musee du Louvre durağında inerek ya da 21, 24, 27, 39, 48, 68, 69, 72, 76, 81 veya 95 numaralı otobüsler ile ulaşılabilir.


Notre Dame de Paris (Notre Dam Katedrali)

Notre Dame Katedrali

Paris’teki en çok ziyaret edilen yerlerden biridir. Roma Katolik Kiliselerinden olan Notre Dame 12. yüzyılda tasarlanmıştır fakat 14. yüzyıla kadar tamamlanmamıştır. Tarzının hala güzel bir örneği olan katedral hala aktif olarak kullanılmaktadır.

Gotik mimarinin başyapıtlarından olan Notre Dame Katedrali 12. – 14. yüzyıllar arasında piskopos Maurice de Sully tarafından düşünülmüştür. Fransız sokak uzaklıkları buraya göre belirlenmiştir, burası 0 noktası olarak kabul edilir. Katedral içerisinde mücevher, tarih, heykel, resim, mobilya, edebiyat, madalya, 12. yüzyıldan cam pencere koleksiyonlarını görebilirsiniz. Gotik şekilde inşası başlanan yapının Fransa’nın başkenti Paris’in sembolü olması da amaçlanmıştır. Sonrasında Fransa’da inşa edilen Amiens, Chartres ya da Rheims gibi katedrallere de model olmuştur. Katedralin tamamlanması 1345 yılını bulmuştur. Bu kadar uzun sürmesinin nedeni inşa sırasında tasarımının genişletilmesidir. Sonuçta ortaya çıkan bu harika katedral 128 metre uzunluğundadır. 69 metrelik iki tane kulesi vardır. Notre Dame Katedrali birçok etkileyici pencereye sahiptir. Kuzeydeki 13. yüzyıldan kalma pencere ve işlemeleri en etkileyici olanıdır. Bu kısmın çapı 13.1 metredir. Fransız devrimi sırasında katedralde bulunan birçok eser ve katedralin kendisi zarar görmüştür. Kralların Galerisi bile büyük ölçüde yıpratılmıştır. Devrim sırasında şehirdeki diğer dini değerlere de zarar verilmiştir. 19. yüzyılda yazar Victor Hugo’nun “Notre Dame de Paris” kitabını yazması sayesinde yenileme çalışmaları başlamıştır. 20 yıl süren yenileme çalışması Fransız mimar Eugene Emmanuel Viollet – le Duc tarafından yapılmıştır. Notre Dame Katedrali’nin diğer yenileme çalışmaları 1991 ve 2001 yıllarında yapılmıştır.

Zero Point

Zero Point
Notre Dame katedralinin hemen karşısında Zero Point (sıfır noktası) bulunmakta. Burası şehrin merkezi kabul edilmekte. Diğer şehirlerin Paris'e olan uzaklığı hep bu noktaya göre verilirmiş. Şimdilerde ise turistlerin üstüne çıkıp kendi ekseni etrafında 360 derece döndükleri ve bu sırada dilek diledikleri bir nokta olmuş. Bizde gezimiz esnasında uğramış olduk.


Notre Dame Katedrali dünyadaki en büyük katedral olmasa bile büyük ihtimalle en ünlü katedralidir. Gotik şaheser şehir merkezinde bulunan “İle de la Cite” isimli bir ada üstündedir. Notre Dame Katedrali’nin olduğu yer her zaman için Paris’in dini merkezi olarak kabul edilmiştir. Katedral yapımından bile önce burası Keltlerin, Romalıların, Hristiyanların dini aktivite ve yapıları için kullandıkları bir alandı.

Notre Dame Katedrali Ziyaret Saatleri ve Ücretleri: Katedrali dini törenler olduğunda ziyaret edemezsiniz. 1 Nisan – 31 Mayıs ve 1 – 30 Eylül arasında 10.00 – 18.30, 1 Haziran – 31 Ağustos arasında 10.00 – 18.30, Cumartesi ve Pazar günleri 10.00 – 23.00 arasında, 1 Ekim – 31 Mart tarihlerinde 10.00 – 17.30 arasında ziyaret edilebilir. Son giriş kapanıştan 45 dakika öncedir. 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık’ta kapalıdır. Katedral turu ücretsiz değildir. Yetişkin bileti 8 Euro, indirimli bilet 5 Euro, yetişkin grup bileti (en az 20 kişi) 6 Euro, okul grup bileti 30 Euro (maksimum 35 öğrenci, 2 yetişkin), 18 yaş altında ailesi ile gelen kişiler için ücretsizdir.Notre Dame Katedrali Ulaşım: Notre Dame Katedrali’ne metro ile Cite – RER: Chatelet – Les Halles, Saint Michel durağında inerek ya da 21, 24, 27, 38, 47, 85 veya 96 numaralı otobüslerle ulaşabilirsiniz.


Zafer Takı (Arc de Triomphe)

 

Paris’in simgelerinden olan zafer arkıdır. Louvre Müzesi ile Grande la Defense Takı arasında bulunur. Yapının inşası 1806 yılında Napoleon’un emri ile yapılmıştır. Yapılış amacı Fransız İmparatoru olarak zaferlerini taçlandırmaktır. 1836 yılında Napoleon’un ölümünden sonra tamamlanmıştır. 50 metre yüksekliğinde ve 45 metre genişliğindedir.
Bu anıt Jean Chalgrin tarafından tasarlanmıştır. Roma’daki Titus Takı’na benzetilmeye çalışılmıştır. Fakat Zafer Takı daha yüksektir. Ünlü Champs Elysees (Şanzelize) Caddesinin sonunda yer alır.
Zafer Takı savaş sahnelerinin tasvir edildiği bir eserdir. 1920 yılında adı bilinmeyen bir askerin mezarı takın altına yerleştirilmiştir. Askerin I. Dünya Savaşı’nda şehit olduğu düşünülmektedir. Burada hiç sönmeyen bir ateş vardır ve bu II. Dünya Savaşı’nda ölen Fransızları anmak içindir. Özelliklere tak üstünde Almanlara karşı mücadele ederken görülen askerlerin olduğu tasvirler dikkati çeker. Ziyaretçiler Zafer Takı’nın tepesine bilet alarak çıkabilirler. Buradan batı Paris manzarası izlenebilir. Louvre Müzesi, Concorde Meydanı ve Grand Arch of Defense buradan görülebilir. Bu bilete tarihe adanmış bir müze girişi de dahildir. Zafer Takı araç trafiğinin yoğun olduğu bir noktadadır. Bu yüzden dikkatli olmakta fayda vardır. Paris’te en çok ziyaret edilen ve fotoğraflanan yerlerden biridir. Oraya gitmek için yola çıkmasanız bile yollar sizi oraya çıkaracaktır.


Zafer Takı Ziyaret Saatleri: Zafer Takı’nı 1 Nisan – 30 Eylül arasında 10.00 – 23.00, 1 Ekim – 31 Mart arasında 10.00 – 22.30 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz. Son ziyaretçi kabulu kapanışa 30 dakika kaladır. Ziyaret yaklaşık 45 dakika alır.

Zafer Takı Giriş Ücretleri: Tam bilet 8 Euro, indirimli bilet 5.5 Eurodur. 18 yaş altı ziyaretçiler aileleri ile olduğu sürece ücretsiz giriş yapabilirler. 18 – 26 yaş arası Avrupa vatandaşlarına da giriş ücretsizdir. Minimum 20 kişilik yetişkin gruplar için grup indirimli bilet 7 Euro, okul grupları 30 Eurodur (Maksimum 35 öğrenci, 2 yetişkin).
Zafer Takı Ulaşım: Zafer Takı’na metro ile Charles de Gaulle Etoile 1,2, 6. hatlar ile veya 22, 30, 31, 52, 73 veya 92 numaralı otobüslerle ulaşabilirsiniz.


Champs Elysees (Şanzelize)

Champs Elysees

 

Paris ve belki de dünyanın en ünlü caddesidir. Paris’e gelenler için mutlaka görülmesi gereken ve hali hazırda turistik noktaların sizi yönlendireceği bir yerdir. 1667 yılında Louis XIV’nin bahçıvanı Andre Le Notre tarafından Tuileries Bahçesi manzarasını genişletmek için yapılmıştır. Orijinal adı “Avenue des Champs Elysees” olan Şanzelize, 18. yüzyılın sonlarına doğru genişletilmiştir. Şimdi Concorde Meydanı’ndan Zafer Takı’na kadar gider. Ayrıca Paris’in en prestijli alışveriş mekanı olarak değerlendirilir.
2 kilometre 70 metre uzunluğundaki Şanzelize, dünyanın en bilinen caddesidir. Gece ve gündüz yürüyüş yapmak için harika bir yerdir. İsmini Yunan Mitolojisindeki Elysian Tarlası “the place of blessed dead” (kutsal ölünün yeri)nden alır.
16. yüzyılda Şanzelize’nin bulunduğu alan Paris’in merkezinde sadece tarlaların olduğu bir yerdi. 1616 yılında Marie de Medicis, Tuileries Bahçesine giden bir yol inşa etmeye karar verdi. Bu yol 1667 yılında yenilendi ve “Grande Allee du Roule” ya da “Grand Cours” olarak bilinen yol yapıldı. Bundan tam 27 yıl sonra “Champs Elysees” adını aldı. 18. ve 19. yüzyıllarda da caddenin gelişimi devam etti. 1900 lerde Paris metro hattının buraya kadar ulaşması ile çok daha popüler bir yer haline geldi. Şanzelize’ye son hali 1994 yılında Bernard Huet tarafından verilmiştir. Caddenin yan kısımları yayalara göre tekrar tasarlanmıştır. Yeni ağaçlar dikilmiştir. Araçların ise caddenin sadece bir kısmına girmesine izin verilmiştir.

Champs Elysees Bulvarı
Şanzelize Caddesi bütün önemli kutlamaların yapıldığı bir yerdir. Yeni yıla burada girilir ve 14 Temmuz’da askeri geçişler burada yapılır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra özgürlük gösterileri gibi tarihi ulusal olaylar, Dünya Kupası gibi sevinçli olaylar hep bu caddede kutlanır.
Şanzelize ünlü moda markalarını bulabileceğiniz ayrıca sinema, tiyatro, restoran ve kafelerde güzel vakit geçirebileceğiniz bir sokaktır. Bu caddeden Concorde Meydanı ve Zafer Takı manzarasının tadını da çıkarabilirsiniz. Şanzelize’ye metro ile Etoile Charles de Gaulle, George V, Franklin D Roosevelt ve Champs Elysees Clemenceau duraklarından birinde inerek gelebilirsiniz.
Şanzelize Caddesi Civarındaki Metro Durakları: M 1-8-12 Concorde, M 1-2-6 Charles de Gaulle – Étoile, M 1-13 Champs-Élysées – Clemenceau, M 1-9 Franklin D. Roosevelt, M 1 George V


Versailles (Versay Sarayı)

Versailles, Fransa’da yer alan bir saraydır. Orijinal ismi Chateau de Versailles’dir. Kral Louis XIV tarafından önceden avlanma için kullanılan bir alan üzerine saray ve bahçeler şeklinde inşa edilmiştir. Versailles ayrıca günümüzde Paris yakınındaki en zengin şehirlerden biridir.
Saray inşa edildiğinde Versailles küçük bir köydü. Fakat günümüzde Paris’in 20 kilometre güneydoğusunda zengin bir yerdir. Versailles mahkemesi, Louis XIV Paris’ten taşındıktan sonra Fransa’nın politik güç merkezi olmuştur. Fakat 1789 Fransız devrimi ile soylu ailenin başkente dönmeye zorlanması ile bu durum değişmiştir. Bu nedenle Versay Sarayı sadece bir yapı olarak değil monarşi rejiminin de simgesidir.
Versay Sarayı tarihi olaylara sahne olmuş bir yerdir. I. Dünya Savaşı’nın bitişini gösteren barış anlaşması 28 Haziran 1919 günü burada imzalanmıştır. Bir av alanı üstüne kurulup sonrasında bu kadar önem kazanan Versay Sarayı zamanla eski gücünü kaybetmiştir. Günümüzde Fransa Tarih Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır.
Versay Sarayı dünya tarih mirasının en önemli eserlerindendir. 17. ve 18. yüzyıl mimari izlerini taşıyan saray içerisinde Royal Apartments (Soylu daireler), the Hall of Mirrors(Aynalar Salonu), the Chapel (Şapel), The Royal Opera (Soylu Opera) ve the Museum of the History of France (Fransa Tarih Müzesi) gibi kısımlar bulunmaktadır. Park kısmı ise heykeller, çiçek tarhları, küçük havuzlar ve diğer yapılar bulunur. Sarayın içerisinde birkaç küçük saray da bulunur. Bunların isimleri the Grand Trianon ve the Petit Trianon’dur. Versay Sarayı ve etrafındaki yapıların inşasında 10.000 insan çalışmıştır.

Versay sarayına gitmek için RER trenlerinden sarı olan C Hattının son durağında (Versailles – Rive Gavetza) inilecek. Tren bileti ortalama 20€... Yolculuk yarım saat sürüyor.


Versay Sarayı Giriş Ücretleri: Versay Sarayı’nı (her şeyi içeren tam gün) Nisan – Ekim arasında hafta içi 20 Euro, hafta sonu 25 Euro; Kasım – Mart arasında hafta içi 16 Euro, 18 yaşından küçükler ücretsiz şeklinde edinebilirsiniz. Ayrıca Chateau kısmı için biletler 13.50 Eurodan satılır. Müze kart sahipleri ve 18 yaş altına ücretsizdir. Marie – Antoinette’s Estate ve Grand Trianon biletleri Nisan – Ekim arasında 9 Euro, Kasım – Mart arasında 5 Euro, 18 yaş altına ise ücretsizdir. Grandes Eaux Musicales, Nisan – Ekim arasında 8 Euro, 18 yaş altına 6 Euro ve 10 yaş altındakilere de ücretsizdir.


Pantheon


Pantheon

10.00 – 20.00 arasında Paris’te ziyaret edilebilecek bir kilisedir. St. Genevieve’yi onurlandırmak adına Louis XV tarafından yaptırılmıştır. Louis XV 1744 yılında büyük bir hastalık geçirince iyileşmesi durumunda St. Genevieve için bir kilise yapacağına söz vermiştir. İyileştikten sonra Abbey Sainte Genevieve olarak bilinen bazilikanın yerine bir kilise yaptırılmasını istemiştir. 1755 yılında mimar Jacques Germain Soufflot ile yeni ve büyük bir kilise inşa etmesi için görüşülmüştür.
Pantheon’un inşası 1757 yılında başlamıştır. Klasik elementler ile gotik öğeler birleştirilmiştir. Projenin tamamlanması ekonomik sorunlar nedeniyle 34 yıl sürmüştür. Mimar Soufflot’un ölümünden sonra 1780 yılında Guillaume Rondelet projenin sorumluluğunu üstlenmiştir. Pantheon 1791 yılında Fransız Devrimi gölgesinde bitirilmiştir. Aynı yıl yapının kiliseden bir tapınağa dönüştürülmesine karar verilmiştir. Amaç önemli Fransız kişilerin mezarlarını burada tutmaktır. Bina 1806 yılında tekrar kiliseye dönüştürülmüştür. 1885’ten beri ise bir kamu binası olarak kullanılmaktadır.
Bu neoklasik kilise, Fransız Devrimi’nden sonra büyük felsefeci, asker, sanatçı, bilim adamı ve kahramanlar için bir mozole haline dönüştürülmüştür. Günümüzde ise Voltaire, Rousseau, Victor Hugo, Zola ve Curie çifti’nin kriptleri buradadır. Son olarak 2002 yılında Alexander Dumas’da buraya getirilmiştir.
19. yüzyılda kilise olarak inşa edilen Pantheon sonrasında bir tapınak haline getirilmiştir. Sorbonne Üniversitesi ve Luxembourg Bahçesine yakın olan yapı içerisinde birçok önemli ve ünlü kişinin mezarı bulunur. Kral Clovis ve eşi ile Saint Genevieve de bu kişiler arasındadır.

Pantheon Kubbesi: Pantheon kubbesinden manzara bir harikadır. Buraya 206 basamak ile ulaşabilirsiniz. Pantheon içerisinde ayrıca Foucault Sarnıcını da mevcuttur. 1851 yılında ünlü astronomcu Jean Bernard Leon Foucault dünyanın kendi ekseni ve gezegenler etrafında döndüğünü kanıtladığı ilk deneyini burada yapmıştır. 1851’de Conservatoire’e götürülen sarnıç 1995 yılında tekrar Pantheon’a getirilmiştir. Tüm Paris’e hakim bir noktada bulunan Pantheon’un bilet ücretleri tam 7.5 Euro, indirimli bilet 4.8 Eurodur.

Hotel de Ville / City Hall (Belediye Binası)

Paris şehir salonu olan yapıdır. Ziyaretçiler Hotel de Ville’nin şehirdeki en güzel binalardan biri olduğunu düşünür. Ön yüzünden bunu anlamasanız bile gün batımında çatısı ve kulelerinde görülebilecek ışık değişimi oldukça etkileyicidir. St. Louis’deki kafelerden ya da Hotel de Ville karşısındaki mağazanın son katından bunu izleyebilirsiniz. Şu anda görebileceğiniz Hotel de Ville 16. yüzyıldaki orijinalininin yerine 1871’de yandığı için yapılanıdır. Bir yarışma sonucunda kimin inşa edeceği belirlenen yapı mimar Ballu ve Deperthes tarafından inşa edilmiştir ve 1882’de tamamlanmıştır. Hem iç hem dış dizaynı görkemli olan yapının tasarımında genellikle beyaz mermer kullanılmıştır.
Paris’in siyasi merkezi olan bu yapı şehirde belediye binası olmaması üzerine planlanmıştır. 1246 yılında ilk belediye Parisli tüccarlar tarafından oluşturulmuştur. Fakat 1357 yılına kadar belediye binası yine de yoktu. Bu dönemde bir su tüccarı Greve yakınında bir ev satın aldı. İki katlı olan bu bina bir süre bu amaçla kullanılmıştır. 1553 yılında Kral Francis I bir belediye sarayı inşa etmeye karar verdi. Bina Rönesans tarzında tasarlandı ve 1628 yılında tamamlandı.
1871 yılında binada bir yangın çıktı. İsyankarların çıkardığı yangın sadece binayı değil şehir arşivine de zarar verdi. Bu olaydan kısa bir süre sonra devlet bir yarışma düzenleyerek binanın yeniden inşasını sağladı. 1873 yılında başlayan çalışma dokuz yıl sonra tamamlandı. Hotel de Ville içerisinde ünlü Fransızları tasvir eden 108 tane heykeli görebilirsiniz. Ayrıca Fransa’daki şehirleri temsil eden 30 heykel de Hotel de Ville’dedir. Merkezi saat kulesindeki saat üstünde Seine Nehri, Paris şehri ve “iş” ile “eğitim” figürleri vardır. Yapının iç kısmı imparatorluk havası taşır. Resimlerle bezeli tavanlar ve duvarlar ile cam pencereler oldukça görkemlidir. Hotel de Ville’nin bulunduğu Place de Greve Paris’te birçok idam olayının gerçekleştirildiği yerdir. 1792 yılında bir giyotin buraya yerleştirilmiştir. Özellikle Fransız Devrimi sırasında bunun faydalı olduğu düşünülmekteydi. Seine Nehri yakınında bulunan Hotel de Ville, Notre Dame Katedrali’ne de yakındır.
Hotel de Ville’e Ulaşım: Bölgeye ” Hotel de Ville” metro durağı ile kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Hotel de Ville ve Notre Dame Katedrali birbirlerine çok yakın konumdadırlar bu yüzden dilerseniz 2 yapıyı beraber ziyaret edebilirsiniz.


Moulin Rouge

Moulin Rouge

Dünyanın en eski kabaresi ve Paris’teki salonun adıdır. Yaklaşık 120 yıl önce açılmasına rağmen Moulin Rouge, dünyanın en ünlü kabareleri standartlarına sahiptir.

Ekim 1889’da Paris’te yeni bir müzik salonunun açılması düşünülüyordu. Bu yeni yapının sahibi olan Joseph Oller ve Charles Zidler “Moulin Rouge” ismini seçti ve “Le Premier Palais des Femmes” (The First Palace of Women / İlk Kadınlar Sarayı) takma adını vermişlerdir. Oller ve Zidler burasının bir müzik ve dans tapınağı olacağını iddia etmişlerdir ve oldukça da başarılı olmuşlardır. Oller ve Zidler ayrıca “Paris Olympia”nın da sahibidirler. Paris’te Clichy bulvarında yer alan Moulin Rouge kırmızı değirmen simgesiyle bilinir. Buraya en yakın metro istasyonu Blanche’dir.

Moulin Rouge erkeklerin, güzel Parisli kızların eşsiz ve harika danslarını görebilecekleri bir yerdi. 1830larda meşhur olan Can – Can dansı Moulin Rouge ile daha popüler hale geldi. En çok bu özelliği ile tanınır Moulin Rouge. Baştan çıkarıcı bir dans olarak nitelendirilen Can – Can, bir eğlence haline dönüştürülmüş ve Avrupa çapında kabare dünyasına tanıtılmıştır. Zamanla farklı amaçlar için de kullanıldığı düşünülen yapı, bir süre sonra yüksek sınıf insanların itibar ettiği bir dans salonu halini aldı.
Moulin Rouge kesinlikle dünyadaki en ünlü kabaredir. Frank Sinatra, Lisa Minnelli, Ginger Rogers, Edith Piaf gibi ünlü isimler de burada bulunmuştur. Saat 21.00 ya da 23.00’da başlayan kabareden önce burada akşam yemeği yemek de mümkündür. Moulin Rouge’da sergilenen güncel gösteri “Ferrie”dir. 100 kişilik sanatçı topluluğunun gerçekleştirdiği gösteri izlemeye değerdir.

Günümüzde Moulin Rouge turistlerin uğrak noktalarından biri. Tiyatronun tepesindeki kırmızı değirmen şehrin ve Moulin Rouge’ın sembollerindendir. Birçok ziyaretçi gece gösterileri için rezervasyon yaptırmaktadır. Gösteride yüzden fazla dansçı ilginç kostümler içerisinde eşsiz bir sahnede yer alır. Fakat bunun bir yetişkin eğlencesi olduğu, çocuklar için uygun olmadığı unutulmamalıdır. Paris’teki önemli turistik noktalardan biri olan Moulin Rouge, tüm dünyadan gelen ziyaretçilerine dans ile eğlenceyi bir arada sunar.


Concorde Meydanı

Champs Elysees caddesinin doğu çıkışında yer alan Paris’in en büyük ve bilinen meydanıdır. Her açıdan güzel bir manzaraya sahiptir. Bu meydanda Fransız Kral Louis XVI, Marie Antoinette ve diğer birçok kişi giyotin ile idam edilmişlerdir.

Sekiz hektarlık bir alan üstüne sekizgen şekilde inşa edilen Concorde Meydanı Paris’teki en büyük meydandır. Tuileries ve Champs Elysees arasında bulunur. 1763 yılında Kral Louis XV’nın ciddi bir hastalığı yenmesini kutlamak amacıyla bir heykel yapılmıştır. Sonrasında bu heykeli çevreleyecek bir meydan inşa edilmiştir. 1772 yılında mimar Jacques Ange Gabriel Concorde Meydanı’nın yapımında çalışmıştır. Meydan, Louis XV’nin yeri olarak da bilinir. 1792 yılında, Fransız Devrimi sırasında heykel “freedom” (özgürlük) adı verilen başka bir heykelle değiştirilmiştir. Meydana bir giyotin eklenmiştir ve 1119 insan burada giyotin ile idam edilmiştir. İdam edilenler arasında Fransa’da ve dünyada oldukça önem taşıyan kişiler de vardı. Devrimden sonra meydana birçok ad verildi. En son “Place de la Concorde” (Concorde Meydanı) olarak adlandırıldı.
Concorde Meydanı’nın dört bir köşesinde Fransa’nın şehirlerini temsil eden heykeller vardır. Bu şehirler şunlardır: Bordeaux, Brest, Lille, Nantes, Rouen, Strasbourg ve Marseille.

Concorde Meydanı’nda bulunan büyük obelisk Luxor Tapınağı’ndan getirilmiştir. Kral Louis XVI’nın idam edildiği yere konulmuştur bu obelisk. 23 metre uzunluğunda ve yaklaşık 230 ton ağırlığındadır. Zamanında insanların mahkumiyet ve idam sahnelerini izlemeye geldiği bu meydan günümüzde turistik bir noktadır ve bu alan Paris’in en güzel yerlerindendir. 84.000 metrekarelik bir alan kapsayan Concorde yakınında Champs Elysees caddesi, Zafer Takı, Louvre Müzesi ve Tuileries Bahçeleri bulunur. Meydanın iki tarafına da güzel binalar inşa edilmiştir. Hotel Navy, Hotel Crillion ve diğer birçok lüks ve görkemli otel burada bulunur.
Bu meydan birçok tarihi olaya da tanıklık etmiştir. Kral Louis XVI ile 13 bağımsız Amerika eyaleti barış ve dostluk anlaşmasını burada imzalamıştır. Benjamin Franklin bu görüşme ve anlaşmaya katılan kişiler arasındadır.




Orsay Müzesi

Seine Nehri yakınında bulunan bir müzedir. 1900 yılında inşa edilen bir tren istasyonu içerisinde bulunur. Birçok heykel ve resim ile Paris’in en popüler müzelerinden biri olmuştur.
19. yüzyılda Paris’te Gare de Lyon ve Gare d’Orsay adında iki büyük tren istasyonu inşa edildi. Gare d’Orsay Seine kıyısında ve Louvre Müzesi‘nin karşısında yer alıyordu. Compagnie d’Orleans tarafından planlanan istasyonun inşa amacı Paris’in merkezine canlılık getirmekti.
Proje için ilk görüşülen mimar Eugene Henard’dı. Yapının Louvre Müzesi’ne bakan dış yüzünde endüstriyel maddeler kullanmak istediği için fikirlerine karşı çıkıldı. Compaigne d’Orleans bir yarışma düzenlemeye karar verdi. Victor Laloux bu yarışmayı kazandı. Metal ve taşı harmanladığı projesi ile kazanan Laloux’un planı sonucunda 140 metre uzunluğunda 40 metre genişliğinde ve 32 metre yüksekliğinde bir salon inşasına karar verildi. Yapının kendisinin ölçüleri ise şöyle belirlendi: 175 metre uzunluk ve 75 metre genişlik. Gare d’Orsay’ın inşasında yaklaşık 12.000 ton metal kullanıldı ki bu Eyfel Kulesi’nde kullanılan miktardan bile fazladır.
Tren istasyonu 1961 yılından beri terk edilmiş durumdaydı. 1978 yılında başkan Giscard d’Estaing tarafından tekrar kullanılmasına karar verilmiştir. Müzeye dönüştürülen yapıda 19. ve 20. yüzyıl resim, fotoğraf, mimari eserler ve heykelleri sergilenmektedir. Müzenin restorasyon çalışması 1986 yılında yapılmıştır. Orsay Müzesinde 2300 kadar resim, 1500 kadar heykel ve 1000 kadar diğer önemli eser görülebilir. Müzedeki eserlerin çoğu Musee du Luxembourg gibi yerlerden getirilmiştir. Zamanla koleksiyon genişletilmiştir.

Orsay Müzesi Ziyaret Ücret ve Saatleri ile Ulaşım: Orsay Müzesi ‘ni Salı, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri 09.30 – 18.00 saatleri arasında, Perşembe günleri ise 09.30 – 21.45 arasında ziyaret edebilirsiniz. Tam bilet 8 Euro, indirimli bilet 5.5 Eurodan satışa sunulmaktadır. Pazar günleri 16.15’den sonra (Perşembe günleri 20.00’dan sonra) bilet 5.5 Euro iken 18 yaş altı ziyaretçiler için ücretsizdir. Buraya metro ya da otobüs ile ulaşabilirsiniz. Metro 12. hat ile Solferino istasyonundan ya da C hattı ile Musee d’Orsay istasyonundan veya 24, 63, 68, 69, 73, 83 ve 94 numaralı otobüsler ile ulaşım sağlayabilirsiniz.


Les Invalides

Les Invalides

1671 yılında Kral Louis XIV tarafından savaş nedeniyle hasta veya gazilere sığınak olma amaçlı kurulan yapıdır. Napolyon mezarı buradadır.

Seine Nehri’ne bakan ön yüzü 196 metre uzunluğundadır. 15 kadar avlusu olan yapının bu kısımları askeri geçitler için kullanılmaktaydı. 1676 yılında tamamlanan Les Invalides 4000 kadar gaziyi misafir etmiştir. Robert de Cotte tarafından tasarlanan 500 metre uzunluğundaki bir meydan Les Invalides’i Seine Nehrinden ayırır.

1676 yılında Les Invalides yapısına istek üzerine Saint Louis Kilisesi eklenmiştir. Hotel des Invalides’in mimarı olan Jules Hardouin Mansart tarafından inşa edilmiştir. Bu kilise Dome des Invalides olarak bilinen şapele bağlıdır.

Les Invalides (Eiffel kulesinden zoomlanmış çekim)

Les Invalides günümüzde birçok müzeye ev sahipliği yapmaktadır. Musee de L’Armee büyük askeri bir müzedir. Orta çağdan İkinci Dünya Savaşına kadar askeri üniformalar, silahlar, araç gereçler burada görülebilir. Ayrıca burada Türkiye, Çin, Japonya ve Hindistan gibi yerlerden getirilen parçalar da mevcuttur. Musee des Plans – Reliefs 17. yüzyıla kadar giden harita ve çizimlerin görülebileceği bir müzedir. Musee de l’Ordre de la Liberation ise İkinci Dünya Savaşı Fransasına ve büyük lider general Charles de Gaulle’ye adanmıştır.

Les Invalides tek bir bina değil bir kompleks şeklindedir. İçerisinde müzelerin yanı sıra Dome Church ve Saint Louis des Invalides adı verilen iki tane de kilise vardır.

Les Invalides


Les Invalides Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım: Les Invalides’i her gün 10.00 – 17.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. 18 yaş altı ziyaretçilere ücretsizken tam bilet 8.5 Euro, indirimli bilet ise 6.5 Euro. Les Invalides’e metro ya da otobüs ile ulaşabilirsiniz. Metro 8 numaralı hat ile Latour Mauborg, Invalides duraklarından ya da 13 numaralı hat ile Varenne, Saint Francois Xavier duraklarından ulaşabilirsiniz. Otobüs ile gelmek istiyorsanız 28, 63, 69, 80, 82, 83, 87, 92 veya 93 numaralı otobüsleri kullanabilirsiniz.


Centre Pompidou

Centre Pompidou

1969 yılında yapımına karar verilen modern sanat enstitüsüdür. Projenin fikri Fransız Başkan Georges Pompidou’ya aittir. En temel yapılış amacı Paris’te modern Sanata adanmış bir yer inşa etmekti.
1971 yılında 650 projenin katıldığı bir yarışma düzenlendi. Kazanan projenin sahipleri mimar Richard Rogers, Renzo Piano ve Gianfranco Franchini’ye aiiti. Bu projeyi diğerlerinden farklı kılan binayı da bir sanat eseri gibi görmeleriydi. Beaubourg’da cam ve metalden böyle bir yapının inşası insanların tepkisine yol açtı. Fakat 1977’de müze açıldığında mimari bir başarı olarak görüldü. Günlük yaklaşık 5000 ziyaretçi kapasitesi hedeflenen Centre Pompidou kimi zamanlar 25.000 e yakın ziyaretçi sayısı ile gün be gün daha popüler hale geldi.

Kaldırıma resim çizen bir sokak sanatçısı

Centre Pompidou dünyadaki modern sanat müzelerinin en bilinen ve ziyaret edilenlerindendir. Yapı içerisinde müze dışında ayrıca kütüphane, kitapçı, sinema ve panoramik bir teras bulunmaktadır. Kütüphanede Centre Pompidou’nun ilk üç katını kaplar. Müzenin kalıcı sergisi 4. ve 5. kattadır. İlk ve son kat büyük sergiler için kullanılmaktadır. 20. yüzyıla ait yaklaşık 59.000 modern sanat eserini burada görebilirsiniz. 4. katta 1905 – 1965 yılları arasına ait soyut sanat, sürrealizm ve kübizm gibi akımlara ait çalışmalar mevcuttur. Buradaki çalışmaların bazıları Matisse, Kadinsky, Miro ve Picasso gibi ünlü isimlere aittir. 5. katta 1965’den sonraki döneme ait figüratif sanat ve modern sanat eserleri vardor.
Centre Pompidou Ziyaret Saat ve Ücretleri: Centre Pompidou 11.00 – 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Saat 20.00’den sonra bilet satışı yoktur ve salon 20.50’de kapanmaktadır. Bazı özel sergiler için Perşembe günleri 23.00’e kadar açıktır fakat bilet satışı böyle günlerde 22.00’ye kadar devam etmektedir.

Centre Pompidou için aldığınız bilet ile aynı gün içerisinde tüm güncel sergileri, the Musee national d’Art moderne (Modern Sanat Müzesi), the Museum Gallery (Müze Galerisi), the Graphic art gallery (Grafik Sanat Müzesi), the Espace 315, the Children’s gallery’i (Çocuk Galerisi) ziyaret edebilir ve Paris’in panoramik manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.


Palais Garnier (Opera Binası)


Palais Garnier

Paris’te yer alan bir opera binasıdır. Charles Garnier tarafından İmparator Napolyon için tasarlanmıştır. 19. yüzyıl barok tarzının en önemli örneği ve şehrin sembollerindendir.
Yapının inşasına 1862 yılında başlanmıştır. Fakat 1875 yılına kadar tamamlanamamıştır. İnşa sırasında bir yer altı gölünün bulunması inşanın düşünülenden daha uzun sürmesine neden olmuştur. Göl hala Palais Garnier’in altındadır. Ünlü “Phantom of the Opera” oyununda karakterin saklandığı yer olarak kullanılmıştır.
1989 yılında modern Opera de Paris Bastille’nin inşa edilmesinden sonra burası genelde bale gösterileri sergilenmektedir. Resmi olarak adı “Palais Opera” olarak değiştirilmiştir.
Palais Garnier yaklaşık 2200 izleyiciye ev sahipliği yapabilir ve dünyanın en büyük tiyatrolarından biridir. Yapı 172 metre uzunluğunda, 125 metre genişliğinde ve 73.6 metre yüksekliğindedir. Yapının ön yüzü gül mermer sütunlar, heykel çalışmaları ve sanat eserleri ile bezelidir.
Binanın içi dışından daha etkileyicidir. Büyük mermer merdiven 30 metre yüksekliğindedir. Mozaik bir tavanı ve harika bir kubbesi vardır. Palais Garnier, Place de l’Opera’da yer almaktadır.
Yapı, büyük ihtimalle dünyadaki en ünlü opera binasıdır. Notre Dame Katedrali, Louvre ve Sacre Coeur Bazilikası ile birlikte Paris’in en çok ziyaret edilen noktalarından ve sembollerinden biridir. Yapı ünlü “Phantom of the Opera” gösterisi ve filmi için kullanılmıştır. Bu kadar ünlü olmasında bunun da etkisi vardır. Palais Garnier içerisinde ayrıca Paris Opera Museum Library (Paris Opera Müze Kütüphanesi) de bulunmaktadır.

Palais Garnier Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım: Palais Garnier’i 15 Haziran – 10 Eylül arasında 10.00 – 16.30 saatlerinde ziyaret edebilirsiniz. Sabahları provalar ve özel organizasyonlar için kapalı olabilir. Giriş için 8 Euro ödemeniz gerekiyor. Ulaşım içinse metro ya da otobüsü kullanabilirsiniz. Metro ile geldiğinizde Opera durağında inmelisiniz. 20, 21, 22, 27, 29, 31, 39, 42, 52, 53, 66, 68 veya 81 numaralı otobüslerle de Palais Garnier’e ulaşabilirsiniz.


 Trocadero


Trocadero (Eiffel'den çekilmiştir)

Paris'te, fıskiyeli havuzlarıyla ünlü turistik bir meydan. Eiffel Kulesinin seyredilebileceği en iyi yer olarak bilinir. O nedenle de Parisliler tarafından hiç gidilmez. Ne de olsa onlar sevmezler kuleyi. Sağında Musee de cinematographie solunda Musee de L'humanite yer alır. Etraf japon turist ve mağripli seyyar satıcı kaynar.... Eiffel'den bakıldığında sanki kuleyi kucaklamak istermişçesine duruşuyla paris in görülmesi gereken en turistik meydanlarından birisi. Ayrıca Paris'in en güzel makaronlarını yiyebileceğiniz Carette adlı eşsiz Brasserie'ye de evsahipliği yapan semt.


Grand Palais (Büyük Saray)


Grand Palais

1900 dünya fuarı için Paris’te inşa edilen bir saraydır. Binanın en bilinen özelliği camdan yapılmış çatısıdır. 1900 yılında Paris dünya fuarına ev sahipliği yaptı ve bu önemli organizasyon için şehirde birçok proje yapıldı. Bu dönemde inşa edilen ünlü yapılar arasında Grand Palais, Petit Palais ve Pont Alexandre III de vardır.
Cam çatısı ile saray Paris’in en ünlü yerlerinden biridir. Üç mimarın projesi olan Grand Palais’in asıl mimarı Fransız Charles Girault’dur. Binanın tasarımında klasik öğeler ile demir ve cam sanat malzemesi olarak kullanılmıştır. Saray günümüzde var olan en büyük demir ve cam yapıdır. 9.400 ton çelik, 15.000 metre kare cam ve yaklaşık 5.000 metre kare demirin kullanıldığı yapının dışı taş, mozaik ve heykeller ile süslenmiştir.
1993 yılında cam tavandan büyük bir parçanın düşmesi ile Grand Palais on yıldan fazla kapalı kalmıştır. Yapılan yenileme çalışmaları sonrasında 2004 yılında bir kısmı 2007 yılında ise kalan kısmı açılmıştır. Yenileme çalışmaları sadece sorunlu kısmı değil yapının tamamındaki demir ve cam bölümleri kapsamıştır. Ayrıca mozaikler de tamamen yenilenmiştir.
Saray 100 yıldan uzun bir süre sergi salonu ve büyük organizasyonların düzenlendiği bir yer olmuştur. Şu anda en büyük salonunda modern sanat eserleri sergileri yapılsa da Grand Palais içerisinde tarihi ve değerli eserleri incelemek de mümkündür. Bu eserler geniş bir yelpazededir. Antik arabalardan moda parçalarına farklı şeyleri burada görebilirsiniz.
Aslında Grand Palais’in farklı kısımları ve bu kısımların her birinin ayrı girişleri vardır. The Palais de la Decouverte isimli bir bilim müzesi ve the Galeries National du Grand Palais isimli bir sergi salonu vardır.

Grand Palais Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım
Grand Palais ziyaret gün ve saatleri yapılan sergi ve organizasyonlara bağlıdır. Bu sebeple ziyaret öncesi güncel ziyaret saatleri kontrol edilmesinde fayda vardır. Saray metro ya da otobüs ile gelebilirsiniz. 1, 9, 13. metro hatları ile Franklin D. Roosevelt ya da Champs Elysees Clemenceau duraklarından veya metro C hattı ile Invalides durağından ulaşabilirsiniz. 28, 42, 52, 72, 73, 80, 83 veya 93 numaralı otobüslerle de Grand Palais’e gelmek mümkündür.



Petit Palais (Küçük Saray)

Petit Palais

Paris’te yer alan bir müzedir. Ünlü kişilerin değerli resim ve heykellerinin sergilendiği bu müze 1900 yılında Universal Exhibition (Evrensel Sergi) için inşa edilmiştir. Charles Girault’un tasarladığı Petit Palais günümüzde the City of Paris Museum of Fine Arts (Paris Güzel Sanatlar Müzesi) ne ev sahipliği yapmaktadır.
Avlu ve bahçe şeklinde yapılan Petit Palais’in yapısı yakınındaki Grand Palais’e benzemektedir. Jean Antonie Injalbert’in tasarladığı Paris şehir tasviri de burada yer almaktadır. Güncel sergi kısmı ikiye ayrılmaktadır: the Dutuit collection (Dutuit koleksiyonu) ve the Tuck collection (Tuck koleksiyonu). Dutuit kısmında Rönesans dönemine ait resimleri çizimler ve eşyalar mevcuttur. Tuck koleksiyonunda ise 18. yüzyıl mobilyaları ile Paris şehir resimleri vardır. Müzede Rembrandt, Rubens, Nicolas Poussin, Claude Gellee, Fragonard, Hubert Robert ve Grezeu gibi ünlü ressamların çalışmaları görülebilir. Ayrıca 19. yüzyıl resim ve heykellerinden muazzam bir koleksiyona sahiptir. Bu koleksiyonda Rodin, Monet, Sisley, Ingres, Gericault, Modigliani, Maillol, Pissarro, Cezanne, Carpeau gibi sanatçıların çalışmaları vardır. Petit Palais sadece Fransa’da değil tüm dünyada benzer yapıların inşasına esin kaynağı olmuştur. Belçika’daki Royal Museum for Central Africa (Merkezi Afrika Kraliyet Müzesi), Şili’deki Fine Arts Museum (Güzel Sanatlar Müzesi) yapıları Petit Palais’den esinlenerek yapılmıştır. Yenileme çalışmaları sonucunda Petit Palais 2005 yılında kapılarını yeniden açmıştır. “Minyatür Louvre” olarak isimlendirilen Petit Palais’de de değerli sanat çalışmaları mutlaka görülmelidir.
Petit Palais Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım: Petit Palais’de yer alan kalıcı sergi ve iç bahçeyi ziyaret kısmı ücretsizdir. Geçici düzenlenen sergiler için 5 – 11 Euro arası bir ücret ödemeniz gerekmektedir. Ulaşım için metro ya da otobüs tercih edilebilir. Metro 1 ya da 13. hat ile Champs Elysees veya 1, 8, 12. hatlar ile Concorde durağından Petit Palais’e gelebilirsiniz. Ayrıca C hattı ile Invalides durağında ya da A hattı ile Charles de Gaulle Etoile istasyonundan ulaşım mümkündür. Otobüs için 42, 72, 73, 80 veya 93 numaraları kullanabilirsiniz.


  

Montmartre Tepesi (Ressamlar Tepesi) & Sacre Coeur

Sacre Coeur (Montmartre Tepesi)

Paris manzarasını en güzel izleyebileceğiniz Paris’in en ünlü tepesidir. Montmartre Tepesi üzerinden Paris manzarasını doyasıya seyredebilir, tepede bulunan Sacre Coeur Bazilikası‘nı gezebilir ve alanda bulunan ressamlara portrenizi yaptırabilirsiniz.

Artist’s Square ya da Place de Tertre olarak da bilinen tepe sanatçıların turistlerin resimlerini yapıp sattıkları bir yerdir. Sacre Coeur Bazilikası’na çok yakın olan Ressamlar Tepesi deniz seviyesinden 130 metre yüksektedir. Ressam ve karikatüristlerin mekanı olan bu yer Montmartre’nin modern sanatın merkezi olduğunu hatırlatır. 20. yüzyılın başında içerisinde Picasso ve Utrillo’nun bile bulunduğu birçok parasız sanatçı burada çalışmış ve yaşamıştır.

Paris geziniz sırasında portrenizin ya da karikatürünüzün çizilmesini istiyorsanız buraya gelin ve öncelikle sanatçıların çalışmalarını gözlemleyin. Sıra beklerken meydandaki güzel kafelerde bir kahve bile içebilirsiniz. Bölge geceleri de fazlasıyla romantiktir. Güzel müzikler eşliğinde romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz burada. Bölgeye metro ile 12. hat Abbesses istasyonundan ya da 6. hat

Sacre Couer Bazilikası ve Lapin Agile’den sadece birkaç sokak ilerde olan Ressamlar Tepesi şehrin kalbinin attığı noktalardan biridir. L’Espace Salvador Dali adındaki bir müze de buradadır. Bu müze ünlü sanatçı Dali’nin heykel ve resim çalışmalarının görülebileceği bir yerdir.

Paris’te birçok turizm acentası Montmartre Tepesi ‘ne özel tur düzenliyor. Dilerseniz bu turlara katılarak dilerseniz de bireysel olarak bölgeyi gezebilirsiniz. Montmarte Tepesi’ni gezebileceğiniz çok güzel bir seçenek var: Little Train of Montmartre yani Montmartre’nin minik treni. Bölgeyi baştan sona gezen Montmartre Treninde tur yaklaşık 40 dakika sürüyor ve ücreti yetişkinler için 6 Euro. Biletinizi atmazsanız gün içinde treni tekrar tekrar trene binebiliyorsunuz.

Montmartre Tepesi Hakkında Bilgiler: Montmartre Tepesi, Paris’in kuzeyinde 18. bölgede bulunan bir tepedir. Burası Paris Ressamlar Tepesi olarak da bilinmektedir. Montmartre üzerindeki en ünlü yapı ise şüphesiz ki Sacre Couer Bazilikası‘dır. Ayrıca dünyaca ünlü kabere Moulin Rouge‘da Montmartre bölgesinde bulunmaktadır.
Yüksekliği 130 metre olan Montmartre Tepesi, Paris’in muhteşem manzarasını seyredebileceğiniz en güzel konumlardan birisidir. Ressamlar Tepesi olarak da bilinen Montmartre de birçok sokak sanatçısı eserlerini burada yapmaktadır. Dilerseniz sokak sanatçılarına kendinizin her çeşitte (kara kalem, karikatür, yağlı boya vs) portrenizi yaptırabilirsiniz.

Geçmişten günümüze gelen bir çok dünyaca ünlü sanatçının Montmartre Tepesi üzerinde stüdyoları bulunmaktadır. Montmartre üzerinde çalışmış ressamlardan bazıları: Pablo Picasso, Salvador Dalí, Claude Monet, Vincent van Gogh ve Amedeo Modigliani.
Montmartre Tepesi’ne Ulaşım: Montmartre Tepesi’ne yukarıda da belirttiğim gibi metro hattı üzerinden “Anvers” ve “Pigel” durakları üzerinden ulaşabilirsiniz. Metro durakları Moulin Rouge‘a yakın fakat Sacre Coeur‘a uzak konumda . Metro ile bölgeye ulaştığınızda tepeye çıkmak için 2 seçeneğiniz var. Finiküler ile ya da yazının başında tanıttığım Montmartre Treni ile tepeye ulaşabilirsiniz. Bölgeye metro ile giderseniz önce Mouling Rouge’u gezebilir daha sonra Montmartre Treni ile bölgeyi eğlenceli bir şekilde baştan aşağıya gezebilirsiniz. Montmartre Treninde tur yaklaşık 40 dakika sürüyor ve ücreti yetişkinler için 6 Euro.

Sacre Coeur Bazilikası:

Roma Katolik kilisesi ve küçük bazilikası olan Sacre Coeur, Hz. İsa’nın kutsal kalbine adanmıştır. Şehrin en yüksek noktası olan Montmartre’de bulunan bu yapının hem politik hem de dini önemi vardır. Hem Hz. İsa’ya ithaf edilmiştir hem de İkinci İmparatorluk için de önem taşır.

Sacre Couer Bazilikası Paul Abadie tarafından inşa edilmiştir. 1875 yılında başlayan inşa 1914 yılında bitirilmiştir. I. Dünya Savaşı’ndan sonra 1919 yılında vakfedilmiştir. Tepedeki bu beyaz kilise Paris’in kuzey kısımlarından rahatlıkla görülebilir. Sacre Coeur Bazilikası içerisinde bazilikanın yapımını sağlayan kardinal ve piskoposların mezarları da görülebilir

Bazilikanın üstünde bulunduğu Montmartre Tepesi denizden 129 metre yukardadır. Çok eski günlerden beri kutsal bir yer olmuştur. Birçok tapınak, kilise burada inşa edilmiş, yıkılanların yerine yenileri yapılmıştır. Sacre Coeur da bu yerlerden biridir. “Montmartre” isminin “Mount of Martyrs” (Şehitler Dağı) ndan geldiği düşülmektedir. Sacre Coeur inşa edilene kadar çok da popüler olmayan Montmartre genellikle çiftçilerin yaşadığı küçük bir yerleşim yeriydi.

Sacre Coeur Bazilikası’nın projesi bir grup sözü geçer insan tarafından yapılmıştır. Yaptıkları proje 1873 yılında Meclis tarafından onaylanmıştır. En temel amaçları Hrıstiyan adetlerine uygun büyük bir yer inşa etmekti. Proje için bir yarışma düzenlendi ve yarışmayı Paul Abadie kazandı. Paul Abadie o güne kadar Fransa’daki iki büyük kilisenin yenilenmesi görevini üstlenmişti ve Roma – Bizans tarzında bir bazilika tasarladı. 1876 yılında başladığı yapı inşası Abadie’nin ölümünün ardından Lucien Magne tarafından devam edilmiştir. Magne, bazilikaya dünyanın en büyük saat kulelerinden biri olan 83 metrelik bir kule eklemiştir. Bu şekliyle Eyfel Kulesi’nden bile yüksektir ve Paris’in sembollerinden biridir.

Sacre Coeur Ziyaret Saatleri ile Ulaşım: Sacre Coeur Bazilikası 06.00 – 22.30 saatleri arasında açıktır. Kubbe ve kript (bodrum kısmı) ise 09.00 – 17.45 saatleri arasında ziyaretçi kabul eder.Buraya metro ile Anvers durağından veya 30, 31, 54, 80 ya da 85 numaralı otobüsler ile ulaşabilirsiniz.


Jardin du Luxembourg (Lüksemburg Bahçesi)

Jardin Du Luxembourg

Lüksemburg Bahçesi Paris’teki en popüler parktır. Sorbonne Üniversitesi yakınında bulunur. 22.45 hektar büyüklüğündeki bahçe Lüksemburg Düküne aitti ve adını buradan alıyordu. 1612 yılında Louis XIII’nın annesi Marie de’Medici tarafından satın alınmıştır. Parkın ortasında Grand Bassin diye bilinen bir küçük göl vardır. Bu göl üstünde çocukların kiralayıp kullanabilecekleri botlar mevcuttur. Çocuklar için ayrıca kukla tiyatroları, at binme yerleri ve gezinti mekanları da vardır. Bu gölün etrafında birçok heykel bulunur. Park içerisindeki seyyar sandalyelerden alarak istediğiniz yere oturabilirsiniz. Lüksemburg Bahçesi ayrıca satranç ve Jeux de Boules oyuncuları ile de bilinir. Alan içerisinde iki tane çeşme bulunur. En ünlüsü Fontaine Medicisdir. 17. yüzyılda barok tarzında yapılmıştır. Diğeri the Fontaine de l’Observatoire çeşmesidir. 1873 yılında yapılmıştır.
1615 – 1627 yılları arasından Lüksemburg Bahçesi’nin kuzeyinde Palais du Luxembourg (Lüksemburg Sarayı) inşa edilmiştir. Bu saray Fransız Devrimi sırasında hapishane olarak kullanılmıştır.Marie de’Medici’nin isteği üzerine park İtalyan tarzında tekrar düzenlenmiştir. Gençliğini Floransa’da ve Pitti Palace’de geçiren anne Medicini bahçesinde İtalyan esintileri görmek istemişti. 19. yüzyılda bu hususa ait park kamuya açıldığında temel öğeleri değiştirilmese de Fransız tasarımı ile yenilenmiştir.
Ücretsiz olarak ziyaret edilen parkın ziyaret saat sınırlaması yoktur. Sadece Palais du Luxembourg kısmı önceden rezervasyon ile 10.00 – 14.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.Place de Vendome Paris’te yer alan bir meydandır. Kral Louis XIV ve Sun King’in orduları şerefine yapılmıştır. 1702 yılında yapılan meydan mimar Jules Hardouin Mansart’ın eseridir. Mansart, Versailles Palace’ın da mimarıdır. İşletme amaçlı inşa edilen meydan daha sonra finansal sorunlar nedeniyle maliye bakanına verilmiş ve halka açılmıştır. Sekizgen şekildeki meydan ilk Vendome Dükü’nün sarayının yakınında bulunmaktadır.İlk adı Place des Conquetes olan meydanın adı daha sonra Place de Vendome olarak değiştirilmiştir. Louis XIV’nin bir büstü başarıları nedeniyle bu meydana dikilmiştir fakat Fransız Devrimi sırasında 1792 yılında bu büst yıkılmıştır.
Günümüzde meydanda görebileceğiniz sütun Napolyon tarafından dikilmiştir. 44 metre uzunluğundaki sütun Roma Truva Sütunundan esinlenerek yapılmıştır. 1805 yılında Austerlitz’deki zaferi taçlandırmak için yapılmıştır. Meydanda ayrıca 1808 yılında yerleştirilen bir Napolyon heykeli vardır. Meydandaki sütunun tepesine yerleştirilmiştir. Daha sonra bu heykel indirilmiş, bronz eritilip Henri IV’nin Pont Neuf (Yeni Köprü)de bulunan heykeli yapılmıştır. 1833 yılında yeniden yapılıp yerleştirilen imparator heykeli ise günümüzde görülebilir.
Place de Vendome günümüzde ünlü mücevher ve moda tasarım mağazalarına ev sahipliği yapar. Hotel Ritz ve Hotel Vendome de bu meydandadır. Yapıldığı dönemden itibaren Chopin, Hemingway, Sand ve Fitzgerald gibi isimlerin bu civarda yaşadığı bilinmektedir.


Conciergerie

Conciergerie

 

Paris’te yer alan öncelikle saray sonrasında hapishane olarak kullanılan bir yapıdır. 14. yüzyılda Philippe le Bel tarafından yapımı istenmiştir. O günlerde bu saray dünyanın en görkemli yerlerinden biri olarak kabul edilmiştir.

Yine 14. yüzyılda Conciergerie saray olarak kullanılmaktan vazgeçilip parlamentoya verilmiştir ve resmi ofisler buraya taşınmıştır. 1391 yılında yapı hem halk hem de politik mahkumların cezalarını çekecekleri bir hapishaneye dönüştürülmüştür. Zengin – fakir mahkum ayrımının yapıldığı dönemde zengin mahkumlara manzaralı odalar verilirken Conciergerie’nin daha kötü durumda olan kısımlarında fakir mahkumlar kalmıştır. Fransız Devrimi sırasında burası giyotin ile idam edilecek suçluların tutulduğu bir yer olmuştur. Devrimden sonra yine önemli kişilerin hapsedildiği bir yer olarak korunmuştur. Bu önemli kişilerden en bilineni ise Napolyon III dür.
Conciergerie Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım: Conciergerie ziyaret ücretleri şu şekildedir: Tam bilet 7 Euro, indirimli bilet 4.5 Euro, yetişkin grup bileti 5.5 Euro (minimum 20 kişi), okul grup bileti 30 Euro (maksimum 35 öğrenci ve 2 yetişkin). Ailesi ile gelen 18 yaş altı kişilere ve 18 – 25 yaş arası Avrupa Birliği vatandaşı kişilere ücretsizdir.
Ulaşım için metro ya da otobüsü kullanabilirsiniz. 21, 24, 27, 38, 58, 81 veya 85 numaralı otobüsler ile Conciergerie’ye gelebilirsiniz. Metro 1, 4, 7, 11 veya 14. hatlar ile Chatelet ya da Saint Michel duraklarında inerek de ulaşım sağlayabilirsiniz.


Picasso Müzesi

Pablo Picasso’nun eserlerinin sergilendiği bir müzedir. 1881 yılında doğan ve 1895 yılında sanat çalışmaya başlayan Picasso’nun değerli eserleri mutlaka görülmelidir.

Pablo Picasso hayatı boyunca tek bir alanda ürün vermemiştir. Resim, heykel, çizim, seramik ve hatta şiir üstüne bile çalışmaları vardır. 1973’te ölümünün ardından bu eserler Fransa yönetimine teslim edilmiştir ve muhafaza edilebilmeleri için Picasso Müzesi’nin yapılmasına karar verilmiştir. Müze için Marais’deki bir bina seçilmiştir. Daha önce Hotel Sale olarak kullanılan bina 1975 yılında alınmış, 1985 yılında yenileme çalışmaları bitince müzeye olarak açılmıştır.

Müzede 203 resim, 191 heykel, 85 seramik ve 3000 üstünde çizim görülebilir. Picasso’nun kişisel çalışmalarının yanı sıra müze içerisinde Cezanne ve Matisse’nin çalışmaları da incelenebilir.

Picasso Müzesi Ziyaret Saatleri ve Ücretleri ile Ulaşım: Müzeyi 09.30 – 17.30 arasında ziyaret edebilirsiniz. Geçici bir süre kapalı olan müze 2013 yazında (kesin açılış tarihi henüz belli değildir) tekrar ziyarete açılacak. Giriş ücreti 8.5 Euro. Metro ya da otobüsle müzeye gelebilirsiniz. Metro ile Saint Paul, Chemin – Vert veya Filles du Calvaire duraklarında inerek buraya ulaşabilirsiniz. 29, 69, 76 ya da 93 numaralı otobüslerden biriyle de ulaşım mümkün.


 La Fayette Galleries

La Fayette Galleries


1893 yılında Paris'te La Fayette ile Chaussée d'Antin sokaklarının köşesinde Théophile Bader ve kuzeni Alphonse Kahn küçük bir tuhafiyeci dükkânının içinde moda mağazası açtı. Bugün La Fayette dükkanları Paris'in meşhur alışveriş rotasıdır. Modayı yakından takip ediyorsanız mutlaka buraya uğrayın. Fiyatları biraz yüksek bulabilirsiniz unutmayın başka Paris yok.



Paris Gezi Rotası

 

Paris’i gezerken en az zamanla en çok yer görebilmek için hazırladığım şu haritayı renkli yazıcıdan çıkarıp yanınıza alın. Yakınınızda ne var ne yok buradan takip ederek gezebilirsiniz.

Paris Gezi Rotası



Paris'te Ne Yenir?


Paris'te Seine Nehri üstünde hem yemek yiyip hem de manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.

Seine Nehri Yemekli Gemi



Paris'ten Ne Alınır?



Paris’de alışveriş deyince akla ilk gelen şey moda. Son moda Haute Couture kreasyonlardan tutun da bit pazarına kadar her türlü giyim kuşam mevcut. Onun dışında Montmartre Tepesi’ne çıktığınızda oradan evinize Paris temalı bir tablo alabilirsiniz. 20€’dan başlayan fiyatlarla güzel bir hediye alabilirsiniz.Ayrıca yine Montmartre’da ressamlara canlı canlı resminizi çizdirebilirsiniz. 10dakikada karikatürize portrenizi yapıyorlar. Fransa’dan alınabilecek şeylerden biri de şarap. Bunların dışında arkadaşlarınıza demir Eiffel kulesi bibloları alabilirsiniz. Eiffel kulesine gezmeye gittiğinizde orada bir çok zenci göreceksiniz. Sizi bıktırana kadar bu demir Eiffel biblolarından satmaya çalışacaklar. Türk olduğunuzu anlayınca Türkçe konuşuyorlar. Almak isterseniz sıkı pazarlık edin. Söylediği fiyatlar pazarlıklı fiyatlar.





 

 

 

 

 

Paris’te Gece Hayatı


Disco Bus

Paris'te gece hayatı için turistik yerlere ya da olympia, lido, moulin rouge gibi yerlere gitmeniz gerekir. Perşembe dışında dükkanlar saat 7 kapanır, akşam 9’da burger king bile açık olmaz. perşembe günleri birçok dükkan saat ona kadar açık kalır... ama Champs-Elysées, Caroussel du louvre, La defense gibi turistik yerler geceleri Paris’in içlerinden daha geç saatlere kadar açık kalırlar.

Eğer gece çok yorgunsanız, o zaman benim de yolda denk geldiğim otobüs diskolardan birine binip eğlenceden eksik kalmazsanız.

  


Eiffel'de Grev Var

 

Eiffel çıkmadan önce grev olup olmadığını sorun. Zira tam da sizin gezeceğiniz günlere grev denk gelmesin. (Ben gezdikten sonraki gün grev olduğunu görmüştüm.)



Şanzelize Türk Turizm Enformasyon Şubesi 

 

Şanzelizede gezerken Türkiye Turizm Enfermasyon şubesini de görebilirsiniz.



Paris'te Taksi


Diğer büyük Avrupa kentleriyle karşılaştırıldığında, Paris’teki taksi ücretlerinin düşük olduğunu söylemek gerek. Ancak yine de boş taksi bulmak, en az diğer kentler kadar zor. Taksi istemek için arayabileceğiniz birkaç numarayı paylaşalım: 
Taxis G7: +330147394739
Taxis Bleus: +330891701010
Taxi-Paris: +330141276699

Taksimetreler 5.5€  ile açılıyor. Sonrasında da kilometre başına ortalama olarak 1€ ücret veriyorsunuz. Eğer trafik sıkışıksa, bu ücret artıyor. Bir taksi durdurduğunuzda, taksi şoförü nereye gitmek istediğinizi soruyor. Bazı durumlarda sizi istediğiniz yere götürmeyi reddedebiliyor. Taksilerin ön sağ koltuğuna, kalabalık olmadığınız müddetçe oturmanıza izin verilmiyor. Kalabalık olduğunuzda da taksi şoförü ekstra ücret isteyebiliyor. Ayrıca bagajlarınız için de ekstra bir ücret vermek durumundasınız. Taksi ücreti içinde bahşiş de bulunuyor. Ancak taksi şoförünün hizmetinden gerçekten memnun kaldıysanız, yaklaşık taksi ücretinin %10’u kadar bir bahşiş vermenizde sakınca yok.
Ayrıca taksimetrenin ne kadar yazacağını şu siteden de hesaplatabilirsiniz: 



 

Hard Rock Cafe Paris

Günün yorgunluğunu atmak için Hard Cafe'yi deneyebilirsiniz. 

Hard Rock Cafe Paris









Ömür kısa...Görülecek bir dünya var önümüzde. Bu yaz Paris'e gitmeye ne dersiniz :) 
Görüşmek üzere !!!


Not: Resimler kendi çekimlerimdir. İzinsiz kullanılması yasaktır.

  Gezi Tarihi: 08.08.2013

 

 


Etiketler:
gezi sitesi,paris hava durumu,paris gezilecek yerler,son dakika tatil fırsatları,disney hotel paris,yurtdışı tur,paris tur,fransa turları,pariste gezilecek yerler,paris gezi rehberi,fransa paris,yurtdışı tatil fırsatları,benelux paris,fransa turu,benelüx turu,kültür turu,son dakika tatil,benelux paris turları,paris gezisi,paris rehberi,paris de gezilecek yerler,benelüx paris turu,benelüks turu,paris gezi,paris gezi notları,tatil turu,paris louvre müzesi,yurtdışı turu,gezilebilecek yerler,paris walt disney,paris fransa,paris tatili,kibris turu,paris gezilecek yerleri,gezilecek görülecek yerler,pariste görülecek yerler,pariste görülmesi gereken yerler,paris turu fırsat,fransa tur,kapodokya turu,paris in gezilecek yerleri,fransa paris gezilecek yerler,mutlaka görülmesi gereken yerler,gezılecek yerler,ets paris turu,paris londra turu,misir turu,abant turu konaklamalı,paris te gezilecek yerler,paris görülecek yerler,görülecek yerler,gezilip görülecek yerler,gidilmesi gereken yerler,turistik yerleri,benelux paris turu,fransa gezisi,paris ucuz otel,paris haritasi,paris ulaşım,benelüks paris turu,parıs turu,paris gezi yorumları,paris tur fiyatları,fransa tatil,fransa tatil yerleri,fransa turizm,fransa paris turları,paris benelux turları,tatil son dakika fırsatları,paris görülmesi gereken yerler,paris turistik yerler,gezilecek yerler yurtdışı,fransa gezi rehberi,paris gezi yazısı,paris benelux turu,paris gezisi blog,kültür turu fırsatları,yurtdışı gezilecek yerler,paris te yapılması gerekenler,gezilecek şehirler,gezilecek yer,paris gezi planı,fransa tatili,paris in en güzel yerleri,paris turu 2013,paris turu ets,paris balayı turu,paris şehir turu,yılbaşı paris turu,son tatil fırsatları,tatil son dakika,eurodisney turu,akdeniz turu gemi,gemiyle akdeniz turu,paris seyahat rehberi,paris de görülmesi gereken yerler,paris te mutlaka görülmesi gereken yerler,gezilip görülmesi gereken yerler,paris turistik yerleri,fransa otel fiyatları,fransa tatil turları,paris gezi haritası,sanal gezi paris,fransa nın başkenti paris,kültür gezisi,paris roma turu,fransa paris turu,bayramda paris turu,paris nice turu,paris nehir turu,paris seine nehri turu,paris gezi turları,paris gezi yazıları,paris tur rehberi,fransa gezi turları,guney fransa turu,fransa gezi,fransa seyahati,paris tatil turları,tatil sepeti son dakika fırsatları,son dakika fırsatları tatil,seine nehri turu,ıstanbul turu,panoramik şehir turu,paris gezilecek görülecek yerler,paris te görülecek yerler,pariste gezilecek görülecek yerler,dünyada gezilip görülecek yerler,paris gezilmesi gereken yerler,pariste gezilmesi gereken yerler,gorulmesi gereken yerler,gezip görülmesi gereken yerler,turistik geziler,paristeki turistik yerler,parıste gezılecek yerler,paristeki gezilecek yerler,gidilesi yerler,turist yerler,paris te ucuz oteller,gezilecek,paris gezi blogları,beneluks paris turu,tur gezisi,ucuz paris otelleri,paris hakkinda bilgi,paris pansiyon,paris disney turu,en iyi paris turu,haftasonu paris turu,paris brüksel turu,tatil sepeti paris turu,paris tur fırsatları,fransa da tatil,parıs turları,yurtdışı turları paris,paris brüksel amsterdam turları,sen nehri gezisi,paris turu fiyatları,son tatil,tayland turu fiyat,amsterdan turu,parıs gezılecek yerler,paris şehri gezilecek yerler,paris turist rehberi,paris de görülecek yerler,dünyada gezip görülecek yerler,dünyada gezilecek görülecek yerler,paris gidilmesi gereken yerler,pariste gidilmesi gereken yerler,turistik gezi yerleri,paris gezilebilecek yerler,paris e yakın yerler,paris te yapılacak şeyler,paris te konaklama,gezilecek iller,gezilecek yerleri,paris gezilecek,paris de yapılması gerekenler,paris sehir turu,paris turizm,paris yapılacak 10 şey,paris walt disney turları,pariste kalınacak oteller,parise gitmek ne kadar,paris ulaşım rehberi,benelux paris turlari,fransa gezi notları,fransa pariste gezilecek yerler,paris seyahat notları,paris mutlaka görülmesi gereken yerler,dünya da görülmesi gereken yerler,görülmesi gereken yerler dünya,dünyada en çok gezilen turistik yerler,paris te mutlaka yapılması gerekenler,dünyada görülmesi gereken şehirler,pariste görülmesi gereken 10 yer,görülmesi gereken 10 yer,görülmesi gereken fotoğraflar,görülmesi gereken,gidilmesi gereken 10 yer,paris blog gezi,paris turlari fiyatlari

6 yorum :

  1. Harikasınız ya! Ne kadar faydalı ve ayrıntılı bir yazı hazırlamışsınız, ne kadar uğraşmışsınız. Önümüzdeki hafta yapacağım Paris gezisi için yazınızdan gerçekten çok yararlandım. Özellikle sondaki haritalar için çok çok teşekkür ederim. Zaman kaybedip önemli yerleri göremeyeceğimden korkuyordum, bu haritalar çok işime yarayacak.
    Sağ olun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Edindiğim tecrübeleri paylaşarak bir başkasına faydalı olabilmek beni mutlu ediyor. Eğlenceli zamanlar geçirmeniz dileğiyle...

      Sil
  2. Tatil planı yaparken yazınıza denk geldim. Nisan ayında resmi tatil demişsiniz, biz de nisanda gitmeyi planlıyorduk. 1 aylık tatil boyunca da müzeler vs. kapalı olur mu?

    YanıtlaSil
  3. Bu yıl arkadaşlar ile turla gitmeyi planlıyoruz abi ellerine sağlık çok güzel yazı olmuş pronto tur ile gidecez bu tur firması ile ilgili bir bilginiz var mı acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pronto Tur genel olarak iyi bir tur şirketi. Fakat her turda olduğu gibi şansıza iyi rehberin denk gelmesi önemli...
      Ayrıca kesinlikle ekstra turlara para harcamayın. Ucuza aldığınız tur size bir anda pahalıya mal olur. Ekstra turlara katılmanız için rehber bayağı çaba harcayacaktır. Yapmanız gereken benim gezi notlarım ve diğer gezginlerin notlarını okuyarak, kendiniz gezmeniz. Bu şekilde daha çok eğleneceksiniz. (Not: Eğer tur otobüsü mecburi bir güzergahtan geçiyor ve orası da ekstra tur ise o zaman katılabilirsiniz. Örneğin Brugge gibi.)

      Sil
  4. Yazınızı çok beğendim. Bende Mart ayında doğumgünü hediyem olarak gitmeyi planlıyorum. Tekbaşıma olacak gibi duruyor :) Teşekkürler

    YanıtlaSil